Bana biraz süre verin Münafıklar da çok heyecanlandılar Kitapta açık bulacak diye.
İslama zıt eylemlerle, bozulmalarla örtüp saran da mesela sürekli inkar ederek, üstünü kapatarak, yalanlarla
Hatta derler yavuz hırsız ev sahibini bastırır derler.
malları, bu mallar benimdi diyor bunlardan çalmaya kalktı diyor almaya kalktı diyor ev sahibine.
Resulullah (sav) ı, Roma devletine ve Sasanilere.
Sen onu çok küçük diyorsun ama onun içinde yaşayan evrene bir git sen, o toz parçası bir başkası için
bir gemidir, bir başkası için uçsuz bucaksız bir evrendir, bir başkası için galaksileri içinde barındıran
Yani derin bir havuz görünümünü net vermiş, dalgalanması falan her şeyi tam.
Bir kulağı ve bir başı cehennem gibi ateş ocağı, diğer kulağı yalancı cennet gibi güzelce tezyin ve tefriş
Ki Masonluk Hazreti Süleyman (a.s) devrinde var.
Onların öyle asi olmaması, küstah olmaması, saldırgan olmaması, oyuncu veya yalancı olmaması onun acayibine
Biz diyorlar işte şu kadar dil biliyoruz, şu kadar okul okuduk, o devrin işte cahiliye eğitimini aldık
Rab; Kim ağız verdi insana dedi, insanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim?
Rab; Kim ağız verdi sana dedi, insanı sağır, dilsiz, görür ya da görmez yapan kim?
EVRİMLE AŞAMA AŞAMA OLUŞ YOKTUR Biz zer aleminde yaratılıyoruz.
Bak cinlerin evrim geçirdiğini söylemiyorlar, meleklerin de evrim geçirdiğini söylemiyorlar.
Mehdi (as) ın emrinde olacaktır Birleşmiş Milletler.
Sen vahşiydin, yabaniydin insan oldun, adam oldun.
Ama sen kendine verme onu diyor ana dala ver onu diyor seni eğitenlere ver, onlar vesile oldular diyor
Hücreye bir girdiler, aman Allahım uçsuz bucaksız bir evrene girdiler.
Dikkat ederseniz hep onların ahbabı yarenidirler.
Bak ayette diyor ki Cenab-ı Allah, Maide Suresi 41: Onlar, yalana kulak tutanlar, yani yalana kapısı
açık, yalan imalatçısı sana gelmeyen diğer topluluk adına kulak tutanlar...
Şu an olan olay, Mehdi (as) devrinde. Türk, Fırat üzerine hızla yürür.
Gece gündüz yalan zaten onun özelliği olarak Kuranda belirtiliyor.
Şunlara şunu verdim. Yüz bin ağaç gerekiyordu onlara, ormanlık bölgeyi olduğu gibi verdim falan.
Yalanları manyaklık üstü bir nitelik gösterir.
Mescitler yani Müslümanların evleri.
Ve bundan şeytani bir zevk alır Müslümanın evini kirletmekten.
Namaz kılın, oruç tutun, zekat verin açık açık söylüyor Allah. Zan değil bunlar.
Mesela Firavunun emrinde koca koca blok taşları bütün gücüyle taşıyor, elli derecede.
Elbiseye titizlik göster, sokak kıyafetiyle evde yaşanmaz, eve girilmez bunu vurgulamış oluyor Peygambere
Bunalımdayız diyor, bize mal ver diyorlar. bize eşya ver, para ver, yiyecek ver.
Evlendirilmesini istiyor, evlendirilirse evine eşya alınmasını istiyor, kendine ev alınmasını istiyor
Yani şeytani eylemini yapacak, şeytanın emrini yapacak ortam yok.
En entellektüel o devrin üslubuyla.
bir nimet verin.
Allah diyor, Samimi olan kullarım kurtuluşa ermiştir diyor. Samimi olmak önemlidir.
Bak, Allahınıza söyleyin de, Rabbinize söyleyin bize yiyecek versin size verdiklerinden diyor.
Yemin ederek söylüyor, bayağı emin halbuki hiçbir işe karışmayacağına dair söz vermiş ama net hükümle
Gerçekten, Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik İşte Hz.
Ben verdim diyor Allah. her şeyden bir yol (sebep) verdik. Diyor.
İşte benim cennetim diyor, İngiliz derin devleti olduğu gibi emrinizde diyor.
Biharul Envarda 1.cilt 159. sayfa Ebû Saîd el-Hudrî nakletti Resulullah bize deccal ile ilgili bilgi verdi
Evleri Allah yaratıyor. Evlerdeki televizyonları, bilgisayarları Allah yaratıyor.
Yol boyunca o kadar çok ev var ki. Her evde televizyon var.
Her evde, oturduğu yerde televizyon kumandası var.