Başkalarının sahip olduklarına karşı ise büyük bir kıskançlık duyarlar.
Kendisinden daha zengin, daha güzel, daha bakımlı bir insan gördüğünde hemen bundan rahatsızlık duyar
Yaşadıkları hayat tarzının, benimsedikleri karakter yapısının onlara istediklerini vermediğini, kendilerini
İnsan dünyada bulunduğu süre boyunca bu konuda denenir.Allah dünyada Kendisine iman edenlerle, etmeyenleri
birbirinden ayırmak ve iman edenlerden de hangisinin daha güzel davranışlarda bulunacağını belirlemek
Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana baş kaldırmayı ve
Allah kullarının hoşnut olacağı çeşitli detaylarla dünyayı süslemiştir.
Bu arada yapılan ikram da son derece ihtişamlıdır.
Bu hizmetler esnasında müminlerin giyimleri de son derece göz alıcıdır.
Allah kullarının hoşnut olacağı çeşitli detaylarla dünyayı süslemiştir.
Bu arada yapılan ikram da son derece ihtişamlıdır.
Bu hizmetler esnasında müminlerin giyimleri de son derece göz alıcıdır.
(Rahman Suresi, 78) Dünyada insanın hoşuna gidecek sayısız nimet vardır.
Allah kullarının hoşnut olacağı çeşitli detaylarla dünyayı süslemiştir.
Bu arada yapılan ikram da son derece ihtişamlıdır.
En sadesinden en karmaşığına kadar var olan tüm sistemler son derece kompleks yaratılış mucizeleriyle
Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda göz alıcı ve iç açıcı her çiften nice bitkiler bitirdik
Müminlerin en önemli özelliklerinden biri, çevrelerinde gördükleri her şey üzerinde derin derin düşünmeleri
En sadesinden en karmaşığına kadar var olan tüm sistemler son derece kompleks yaratılış mucizeleriyle
Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda göz alıcı ve iç açıcı her çiften nice bitkiler bitirdik
Müminlerin en önemli özelliklerinden biri, çevrelerinde gördükleri her şey üzerinde derin derin düşünmeleri
En sadesinden en karmaşığına kadar var olan tüm sistemler, son derece kompleks, içlerine girildikçe daha
Onda sarsılmaz dağlar bıraktık ve onda göz alıcı ve iç açıcı her çiftten (nice bitkiler) bitirdik.
Müminlerin en önemli özelliklerinden biri de çevrelerinde gördükleri herşey üzerinde derin derin düşünmeleri
</strong> (Bakara Suresi, 257)</p><p>İman eden bir insanın hem dünyada hem de ahirette tek gerçek dostu
O, kendine inanan insanları her türlü eksiklikten ve hatadan arındırır, onlara çok seçkin bir yaşam ve
İşte bu onun için sonun başlangıcıdır. Karanlık bir dünyanın girişidir.
</strong> (Bakara Suresi, 257)</p><p>İman eden bir insanın hem dünyada hem de ahirette tek gerçek dostu
O, kendine inanan insanları her türlü eksiklikten ve hatadan arındırır, onlara çok seçkin bir yaşam ve
İşte bu onun için sonun başlangıcıdır. Karanlık bir dünyanın girişidir.
(Nisa Suresi, 81) Allah iman sahibi olan, samimi kullarına karşılaştıkları her türlü durum ve şartta
çoğu zaman onlara düşmanlıkla karşı çıkmışlardır.
Bütün işlerin sonu Allaha varır.
ve bu sonsuz mutluluğu dünya hayatları sırasında da başlatmıştır.
(Sad Suresi, 35) Hz.
Çünkü bilmektedir ki, Allah samimi kullarına dünyada ve ahirette karşılıksız olarak armağan eden, işledikleri
Allah iman edenleri hayatlarının her döneminde yardımıyla destekler.
Allahın sevdiği kulları son derece şerefli ve seçkin bir yaşantı sürdürürler.
Peygamberler ve salih müminler Allahın sevgisini kazanmış çok değerli insanlardır.
VASİ (Geniş olan) Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine)
Vasi sıfatı özellikle müminler üzerinde çok yoğun olarak tecelli eder.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi Allahın rahmeti ve merhameti son derece geniştir.
İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir.
(Onlara) Varis olanlar Biziz.
Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar
258) Günümüzde de pek çok insan Allaha ortak koşarak, Onun eşinin ve benzerinin olamayacağını inkar eder
Bu kimseler belki görünürde Güneş, yıldızlar vs. gibi birer put edinmemişlerdir; ama onlar da kendileri
Örneğin, tüm yaşamlarını zenginlik, mal-mülk edinmek uğruna harcar ve bu arada Allahın kendilerinden
kabul ederim.
Ancak ne kadar büyük bir hata yaparsa yapsın, kendi için bir dönüş yolu vardır.
Allah samimi olarak tevbe eden kullarının tevbelerini kabul eder ve onları bağışlar.
kabul ederim.
Ancak ne kadar büyük bir hata yaparsa yapsın, kendi için bir dönüş yolu vardır.
Allah samimi olarak tevbe eden kullarının tevbelerini kabul eder ve onları bağışlar.
TEVVAB (Tevbeleri kabul edip günahları bağışlayan) Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını)
Allah samimi olarak tevbe eden kullarının tevbelerini kabul eder ve onları bağışlar.
kabul eder.
Allah kainattaki her sesi duyar.
Nitekim bir başka ayette Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım.
Aynı zamanda gizli fısıltıların, konuşmaların da hepsini duyar.
Allah kainattaki her sesi duyar.
Nitekim bir başka ayette Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım.
Aynı zamanda gizli fısıltıların, konuşmaların da hepsini duyar.
Ancak göz ardı edilen bir gerçek vardır ki, iman edenler yalnızca ahirette değil dünyada da güzel bir
(Nahl Suresi, 96-97) Kuşkusuz dünyadaki ve ahiretteki güzel yaşam, kulları üzerinde sonsuz bir şefkat
Dünyada güzel bir hayatla yaşayan, Rabbimize kulluk edip yaptığı salih amellerden ecir kazanan mümin,
(Şura Suresi, 23) Çünkü (Allah,) ecirlerini noksansız olarak öder ve Kendi fazlından onlara artırır.
(Fatır Suresi, 30) Derler ki: Bizden hüznü giderip yok eden Allaha hamdolsun; şüphesiz Rabbimiz, gerçekten
(Fatır Suresi, 34)
şöyle buyurmuştu: Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size artırırım ve andolsun, eğer nankörlük ederseniz
(Nisa Suresi, 40) Allah nankörlük edeni azapla cezalandıracak ancak iyilikte bulunanların ecrini de kat
Dünyada insanların yaşadıkları her olaya şahit olan Allah hesap gününde onlara yapmakta olduklarının
Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir.
Bir ayette şöyle buyrulmaktadır: Fakat Allah, sana indirdiğiyle şahidlik eder ki, O, bunu kendi ilmiyle
(Zümer Suresi, 43-44) Allaha şirk koşarak iman edenler Onun huzuruna getirildiklerinde mutlaka bir şefaatçinin
Bu ayetlerden biri şöyledir: Dinlerini bir oyun ve eğlence (konusu) edinenleri ve dünya hayatı kendilerini
İnkar edenler için o gün ne bir yardımcı ne de bir şefaatçi vardır.
Her şeyi sapa sağlam ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu.
Bir gülün birbirinden farklı pek çok rengi ve bu renklerin de kendi içlerinde farklı tonları vardır.
Kuşkusuz bu renkler, tonlar, desenler apaçık bir sanatın göstergesidir.
Her şeyi sapa sağlam ve yerli yerinde yapan Allah'ın sanatıdır bu.
Bir gülün birbirinden farklı pek çok rengi ve bu renklerin de kendi içlerinde farklı tonları vardır.
Kuşkusuz bu renkler, tonlar, desenler apaçık bir sanatın göstergesidir.
Allahın Sani sıfatı yarattığı herşeye son derece estetik bir görünüm, kusursuzluk, ince ve benzersiz
kanatlarında ya da bir çiçeğin yapraklarında fosforlu renkler varken; bir kelebeğin kanatlarında çok farklı tonlar
(Neml Suresi, 88) Allahın Sani sıfatı yarattığı herşeye son derece estetik bir görünüm, kusursuzluk,
da bir çiçeğin yapraklarında fosforlu renkler kullanılırken; bir kelebeğin kanatlarında çok farklı tonlar
Çünkü insan, dünya üzerinde kafasını çevirdiği her yerde bu sanatın örnekleriyle karşılaşacaktır.
İnsanlar kimi zaman kendilerini yaratan Rabbimizi unutup Ondan başka veliler edinir; gücü, onuru ve yardımı
Çünkü Rabbimiz, sıkıntı ve ihtiyaç içinde olup Kendisine yönelen samimi kullarına icabet eder ve onların
insanın yapması gereken ise, bu icabeti görmek, gördüğünün önemini düşünebilmek ve bu düşünceler sonunda
Bazı insanlar kimi zaman kendilerini yaratan Rabbimizi unutup Ondan başka veliler edinir; gücü, onuru
(Nisa Suresi, 139) İnsan için her türlü sıkıntıdan kurtulmanın tek yolu bütün kuvvet ve onurun sahibi
Çünkü Rabbimiz, sıkıntı ve ihtiyaç içinde olup Kendisine yönelen samimi kullarına icabet eder ve onların
Dünyada ihtiyaç duyacağı her şeyi Allah var etmiş, kendisine çeşit çeşit nimet sunulmuştur.
Azabı gördükleri zaman, o zalimleri bir görsen; Geri dönmeye bir yol var mı? derler.
İman edenler de: Gerçekten hüsrana uğrayanlar, kıyamet günü hem kendi nefislerini, hem yakın akraba (
</p><p><br><strong>ALLAH'IN İSİMLERİ:</strong></p><p> </p><p><strong>ŞAFİ: (ŞİFA VEREN) </strong
;</p><p>Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım:</p><p class="ayet"><strong>“Hastalandığım zaman bana şifa
Nitekim Allah dilemedikçe tüm dünyanın doktorları, en gelişmiş teknolojik aygıtlar, keşfedilen en son
<p><strong>ALLAH'IN İSİMLERİ:</strong></p><p> </p><p><strong>ŞAFİ: (ŞİFA VEREN) </strong></
;</p><p>Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım:</p><p class="ayet"><strong>“Hastalandığım zaman bana şifa
Nitekim Allah dilemedikçe tüm dünyanın doktorları, en gelişmiş teknolojik aygıtlar, keşfedilen en son
<p><strong>Allah'ın isimleri Şafi: Şifa veren </strong></p><p> </p><p>Rabbimizin bir diğer
ismi de Şafi yani şifa verendir.
Nitekim Allah dilemedikçe tüm dünyanın doktorları, en gelişmiş teknolojik aygıtlar, keşfedilen en son
ŞAFİ (Şifa veren) Hastalandığım zaman bana şifa veren Odur; (Şuara Suresi, 80) İnsanın acizliğini kavradığı
ve ne kadar muhtaç konumda olduğunu en çok fark ettiği anlardan biri şüphesiz hasta olduğu andır.
Nitekim Allah dilemedikçe tüm dünyanın doktorları, en gelişmiş teknolojik aygıtlar, keşfedilen en son
İçinden sarı, kırmızı, yeşil, turuncu meyveler ve sebzeler çıkar.
Allah saydığımız tüm nimetleri insanlara dünya hayatında bağışlar.
Allah’a sığınırım:</p><p class="ayet"><strong>''Artık hiçbir nefis yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri
İçinden sarı, kırmızı, yeşil, turuncu meyveler ve sebzeler çıkar.
Allah saydığımız tüm nimetleri insanlara dünya hayatında bağışlar.
Allah’a sığınırım:</p><p class="ayet"><strong>''Artık hiçbir nefis yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri
İçinden sarı, kırmızı, yeşil, turuncu meyve ve sebzeler çıkar.
(Fatır Suresi, 3) Allah tüm nimetleri insanlara dünya hayatında bağışlar.
Kuranda, Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı olarak
İçinden sarı, kırmızı, yeşil, turuncu meyve ve sebzeler çıkar.
Allah tüm nimetleri insanlara dünya hayatında bağışlar.
Öyle ki Kuranda, Artık hiçbir nefis, yaptıklarına karşılık olmak üzere kendileri için gözler aydınlığı