-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Münafıklar Peygamberi sıradan bir insan gibi görür ve sürekli akılsızca eleştirirler. Bu eleştirilerini de çok büyük ahmaklıkla yaparlar. Düz mantıkla bakar, Peygamber’in Allah’ın destekleyip koruduğu özel bir insan olduğunu görmezler. Peygambere uyan müminleri de akılsız olarak görürler. Saatlerce, sayfalarca Peygambere uyan müminlerin sözde akılsız, derin düşünmeyen olduklarını, onların yanlışlarını anlatırlar yazarlar. Peygambere uyan müminlerin yalancı olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu sırada kendi yalancılıklarını, karaktersizliklerini, alçaklıklarını ortaya koyarlar. (Hud Suresi, 27: Kavminden, ileri gelen inkarcılar: "Biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası görmüyoruz; sana, sığ görüşlü olan en aşağılıklarımızdan başkasının uyduğunu görmüyoruz ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz" dedi.)
Adnan Oktar
Münafıklar Müslümanlardan ayrılınca Müslümanların zayıflayacağını zanneder. Halbuki Allah onların yerine çok temiz, güçlü ve kararlı müminler getirir. Münafık küfre karşı eziktir. Mümin müminlere karşı tevazulu küfre karşı onurludur. Münafık Allah yolunda çaba harcamaz. Münafık kınayıcın kınamasından çok korkar. Kendileri korktuğu için sürekli, “bak insanlar sizin için neler diyor” diyerek Müslümanları da tedirgin edeceklerini zannederler. (Maide Suresi 54- Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, ALLAH (YERİNE) KENDİSİ'NİN ONLARI SEVDİĞİ, ONLARIN DA KENDİSİ'Nİ SEVDİĞİ mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.)
Adnan Oktar