HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun Yahya © 2025
        Allah sevgisinde derinleşmek isteyen çileye ve acıya talip olacak. Sevginin kökeninde çile, acı ve her zaman olumlu düşünmek vardır. İnsan nasıl sevdiğinin kendisine hep hüsnü zanla bakmasını istiyorsa, Allah da insanın Kendisine hep olumlu bakmasını ister. Çilelerin, acıların içinde mümin hep Allah hakkında olumlu düşünecek.
        Allah sevgisinde derinleşmek isteyen çileye ve acıya talip olacak. Sevginin kökeninde çile, acı ve her zaman olumlu düşünmek vardır. İnsan nasıl sevdiğinin kendisine hep hüsnü zanla bakmasını istiyorsa, Allah da insanın Kendisine hep olumlu bakmasını ister. Çilelerin, acıların içinde mümin hep Allah hakkında olumlu düşünecek.
        Acılar olmadan insan olgunlaşmaz ve her şey çok değersiz olur. Cennetin güzelliğini dahi acı çekmeyen bir insan anlamaz.
        Acılar olmadan insan olgunlaşmaz ve her şey çok değersiz olur. Cennetin güzelliğini dahi acı çekmeyen bir insan anlamaz.
        Allah’ın imtihan edeceğini bazı insanlar unutuyorlar. Manevi derecesi yüksek insanları Allah yoğun imtihan eder. Mesela Mehdi çok ağır çilelerden geçiyor.
        Allah’ın imtihan edeceğini bazı insanlar unutuyorlar. Manevi derecesi yüksek insanları Allah yoğun imtihan eder. Mesela Mehdi çok ağır çilelerden geçiyor.
        Bir insan sevdiği için çileye göğüs geriyorsa, sabır gösteriyorsa gerçekten seviyor demektir. Allah zorluklar, acılar, çileler içinde sevgimizi görmek istiyor. İmtihanın tüm sırrı burada. İnsanların bir kısmı bu sırrı bir türlü anlayamıyorlar.
        Bir insan sevdiği için çileye göğüs geriyorsa, sabır gösteriyorsa gerçekten seviyor demektir. Allah zorluklar, acılar, çileler içinde sevgimizi görmek istiyor. İmtihanın tüm sırrı burada. İnsanların bir kısmı bu sırrı bir türlü anlayamıyorlar.
        Cenneti cennet yapan derinlik, Allah’ı alabildiğine en derin şekilde sevmektir. Cennetin zenginliği için Allah’ı delice sevmek gerekiyor. Dünyada kahredici çileler içinde Allah’ı coşkuyla sevmek, cennetin güzelliğini ve zenginliğini arttırır. Dünyadaki çile insanın kendisini sevmesinin de önemli bir vesilesidir.
        Cenneti cennet yapan derinlik, Allah’ı alabildiğine en derin şekilde sevmektir. Cennetin zenginliği için Allah’ı delice sevmek gerekiyor. Dünyada kahredici çileler içinde Allah’ı coşkuyla sevmek, cennetin güzelliğini ve zenginliğini arttırır. Dünyadaki çile insanın kendisini sevmesinin de önemli bir vesilesidir.
        Her zorluk, her çile aşkı öğrenmek demektir. Bela gibi görünen her olay mümin için nimettir. Her bela mümine hayırdır. Bela gelip de sevgiyi öğrenmemek diye bir şey yoktur. Belaya uğrayanlar sevgiyi coşkuyla yaşarlar, sevgiyi çok güzel öğrenirler.
        Her zorluk, her çile aşkı öğrenmek demektir. Bela gibi görünen her olay mümin için nimettir. Her bela mümine hayırdır. Bela gelip de sevgiyi öğrenmemek diye bir şey yoktur. Belaya uğrayanlar sevgiyi coşkuyla yaşarlar, sevgiyi çok güzel öğrenirler.
        Mehdiyet dönemi sevabın çile yönünden en azaldığı ama Allah aşkı ve iman yüksekliği yönünden en arttığı dönemdir. Çünkü Mehdiyet’in tam yaşandığı devirde herşey rahat olacak. Deccal olmayacak, münafık olmayacak, belalar, dertler olmayacak. Ama rahatlık, dostluk, kardeşik göklere çıkacak. İnsanlar nimetlerin sevincinden havalara uçacaklar. Dolayısıyla Mehdi döneminde sevap çile yönünden az olacak ama insanlardaki Allah sevgisi çok yüksek olacak, aynel yakin çok yüksek iman oluşacak. İnsanlar çileden dolayı değil, iman yüksekliğinden, Allah aşkının yüksekliğinden çok sevap alacaklar. Tarihte görülmemiş derecede yüksek bir Allah aşkı olacak dünyada. Sevabın çile yönünden en yükseldiği dönem ise Hz. İsa ve Hz. Mehdi vefat ettikten sonra, yani 1542’ler olacak. O dönemde İslam aleminde artık bozulma başlayacak. Tahammülü mümkün olmayan bir hayat olacak. Çok zorlu imtihanlar olacak. Ama sevabı da çile yönünden bir o kadar fazla olacak inşaAllah.
        Mehdiyet dönemi sevabın çile yönünden en azaldığı ama Allah aşkı ve iman yüksekliği yönünden en arttığı dönemdir. Çünkü Mehdiyet’in tam yaşandığı devirde herşey rahat olacak. Deccal olmayacak, münafık olmayacak, belalar, dertler olmayacak. Ama rahatlık, dostluk, kardeşik göklere çıkacak. İnsanlar nimetlerin sevincinden havalara uçacaklar. Dolayısıyla Mehdi döneminde sevap çile yönünden az olacak ama insanlardaki Allah sevgisi çok yüksek olacak, aynel yakin çok yüksek iman oluşacak. İnsanlar çileden dolayı değil, iman yüksekliğinden, Allah aşkının yüksekliğinden çok sevap alacaklar. Tarihte görülmemiş derecede yüksek bir Allah aşkı olacak dünyada. Sevabın çile yönünden en yükseldiği dönem ise Hz. İsa ve Hz. Mehdi vefat ettikten sonra, yani 1542’ler olacak. O dönemde İslam aleminde artık bozulma başlayacak. Tahammülü mümkün olmayan bir hayat olacak. Çok zorlu imtihanlar olacak. Ama sevabı da çile yönünden bir o kadar fazla olacak inşaAllah.
        Türkiye’nin çok zorlu bir dönemden geçtiğinin farkındayız. Ahir zamandayız, fitneler çok yoğun. Bu coğrafya Ortadoğu, Peygamberlerin çıktığı yer. Deccaliyetle Mehdiyetin ilmi mücadelesinin yaşandığı yer. Tabi zorluklar, çileler, acılar olacaktır. Bu zorlukların ardından çok büyük bir güzellik oluşacaktır. Peygamberimiz de zorlu coğrafyada yaşadı oradan İslam güneşi doğdu. Türkiye’den de Allah’ın izniyle çok büyük güzellikler doğacak.
        Türkiye’nin çok zorlu bir dönemden geçtiğinin farkındayız. Ahir zamandayız, fitneler çok yoğun. Bu coğrafya Ortadoğu, Peygamberlerin çıktığı yer. Deccaliyetle Mehdiyetin ilmi mücadelesinin yaşandığı yer. Tabi zorluklar, çileler, acılar olacaktır. Bu zorlukların ardından çok büyük bir güzellik oluşacaktır. Peygamberimiz de zorlu coğrafyada yaşadı oradan İslam güneşi doğdu. Türkiye’den de Allah’ın izniyle çok büyük güzellikler doğacak.
        Kardeşlerimiz kendilerini kasmadan dürüstçe Allah’a yaklaşsınlar. Samimi baktığımızda hemen Allah’ın gücünü görürüz. Bu kadar akla sahip Güce güvenmiyorsan annene babana neden güveniyorsun? Allah’ın yarattığı annene babana güvenip Allah’a güvenmemek şeytani bir hastalıktır. İnsan bu hastalıktan kurtulduğunda Allah’ın insanlara lütfu derin bir sevgidir. İmtihan ve çile de sevginin bir parçasıdır. Sevdiğin için çileye sabretmek zevktir. Allah hiçbir insana kaldıramayacağı bir yük, bir çile vermez.
        Kardeşlerimiz kendilerini kasmadan dürüstçe Allah’a yaklaşsınlar. Samimi baktığımızda hemen Allah’ın gücünü görürüz. Bu kadar akla sahip Güce güvenmiyorsan annene babana neden güveniyorsun? Allah’ın yarattığı annene babana güvenip Allah’a güvenmemek şeytani bir hastalıktır. İnsan bu hastalıktan kurtulduğunda Allah’ın insanlara lütfu derin bir sevgidir. İmtihan ve çile de sevginin bir parçasıdır. Sevdiğin için çileye sabretmek zevktir. Allah hiçbir insana kaldıramayacağı bir yük, bir çile vermez.
        Allah insanı her an eğitir. Çile ve sıkıntılar dışında insanın eğitilmesi mümkün değil. Dünyadaki eğitim mükemmel. Cennette sonsuza kadar yaşanacak ahlakı bu dünyadaki eğitimle öğreniyoruz. Dünya küçük bir kap, bu küçük kap içinde insanın iyilikleri birikiyor ve o biriken sonsuza kadar yetiyor. Yiğitlik, fedakarlık, sabır, merhamet burada insanda birikiyor ve cennette sonsuza kadar o güzellikle övünme, sevinme ve mutluluk oluyor.
        Allah insanı her an eğitir. Çile ve sıkıntılar dışında insanın eğitilmesi mümkün değil. Dünyadaki eğitim mükemmel. Cennette sonsuza kadar yaşanacak ahlakı bu dünyadaki eğitimle öğreniyoruz. Dünya küçük bir kap, bu küçük kap içinde insanın iyilikleri birikiyor ve o biriken sonsuza kadar yetiyor. Yiğitlik, fedakarlık, sabır, merhamet burada insanda birikiyor ve cennette sonsuza kadar o güzellikle övünme, sevinme ve mutluluk oluyor.
        Allah dünyanın geçici olduğunu insanların unutmasını istemiyor. Dünyanın yaşamak için yaratılmadığını, hastalıklarla dertlerle insanlara gösteriyor. İnsan sevmeyi ve sevilmeyi dertlerle, çilelerle, hastalıklarla öğrenir. Bunlar olmasa insanın eğitimi tam olmaz.
        Allah dünyanın geçici olduğunu insanların unutmasını istemiyor. Dünyanın yaşamak için yaratılmadığını, hastalıklarla dertlerle insanlara gösteriyor. İnsan sevmeyi ve sevilmeyi dertlerle, çilelerle, hastalıklarla öğrenir. Bunlar olmasa insanın eğitimi tam olmaz.
        Çile olmadan insanın sevgiyi öğrenmesi de sevilecek insan haline gelmesi de mümkün değildir. Sabretmemiş, şefkat göstermemiş, cömertlik yapmamış, vefa göstermemiş bir insan hiçbir değer kazanmamış demektir. Derinlik kazanmak için çile şarttır. Binalar, evler, hayatın her detayı aşka hizmet ediyorsa, aşkı öğrenmemize vesile oluyorsa bir anlamı vardır. Çok güzel bir elbise düşün ama içinde taş manken var. Ölü olsa üstüne yetmiş kat güzel elbise giydirsen de kaçarsın. İçindeki ruhu seviyorsun, elbiseyi değil. O yüzden ruhun çileyle eğitilmesi önemlidir.
        Çile olmadan insanın sevgiyi öğrenmesi de sevilecek insan haline gelmesi de mümkün değildir. Sabretmemiş, şefkat göstermemiş, cömertlik yapmamış, vefa göstermemiş bir insan hiçbir değer kazanmamış demektir. Derinlik kazanmak için çile şarttır. Binalar, evler, hayatın her detayı aşka hizmet ediyorsa, aşkı öğrenmemize vesile oluyorsa bir anlamı vardır. Çok güzel bir elbise düşün ama içinde taş manken var. Ölü olsa üstüne yetmiş kat güzel elbise giydirsen de kaçarsın. İçindeki ruhu seviyorsun, elbiseyi değil. O yüzden ruhun çileyle eğitilmesi önemlidir.
        Allah insanları zorluklar ve çilelerle terbiye eder. Yaşlılık, hastalık, açlık, korku da insanların terbiyesinde önemlidir. Münafıklara mesela çok bela gelir ama hiç anlamazlar, terbiye olmazlar. Bu terbiyenin amacı da sevgiyi öğrenmektir. Dünya sevginin öğretildiği mükemmel bir okuldur.
        Allah insanları zorluklar ve çilelerle terbiye eder. Yaşlılık, hastalık, açlık, korku da insanların terbiyesinde önemlidir. Münafıklara mesela çok bela gelir ama hiç anlamazlar, terbiye olmazlar. Bu terbiyenin amacı da sevgiyi öğrenmektir. Dünya sevginin öğretildiği mükemmel bir okuldur.
        İnsan acılar ve zorluklarla olgunlaşır. Bu kadar hastalık olmasına, ölümün yakınlığına, acizlikler olmasına rağmen insanların çoğu olgunlaşmıyor. İnsanın gelişmesinin tek yolu bu. Kalite, güzellik, sevgi, tutku çekilen çileyle ortaya çıkıyor. Herkes Resulullah’ı çok seviyor, neden? Çektiği çileleri biliyoruz. Hz. Yusuf denilince akla hep kuyuya atılması, zindana konulması geliyor. Hz. İbrahim’i hep ateşe atılmasıyla hatırlıyoruz. Çekilen her acı ve çile sevgiye vesile olur.
        İnsan acılar ve zorluklarla olgunlaşır. Bu kadar hastalık olmasına, ölümün yakınlığına, acizlikler olmasına rağmen insanların çoğu olgunlaşmıyor. İnsanın gelişmesinin tek yolu bu. Kalite, güzellik, sevgi, tutku çekilen çileyle ortaya çıkıyor. Herkes Resulullah’ı çok seviyor, neden? Çektiği çileleri biliyoruz. Hz. Yusuf denilince akla hep kuyuya atılması, zindana konulması geliyor. Hz. İbrahim’i hep ateşe atılmasıyla hatırlıyoruz. Çekilen her acı ve çile sevgiye vesile olur.
        Samimiyetin huzuru içerisinde itidalli olmak gerekir. Bir şeyi putlaştırmak, bir şeyin haşa Allah’ın etkisi dışında oluştuğunu düşünmekten kaçınmak gerekir. “Şu ilaç bana iyi gelir” diyor, “babam kızar” diyor, “patron kızar” diyor. Bunların hepsi görüntüde Allah’ın oluşturduğu durumlardır. Allah’ı unutarak bu olaylara kapılmak olmaz. Allah ile bağlantıyı kesmemek önemlidir. Her olayı Allah’ın yarattığını bilip, Allah’ın ne mesaj verdiğini anlamaya çalışarak, doğru yolda devam etmek gerekir. O zaman hayat çok güzel oluyor. Zorluklar, çileler olsa da hayat mükemmel oluyor, bu da Allah’ın bir mucizesidir.
        Samimiyetin huzuru içerisinde itidalli olmak gerekir. Bir şeyi putlaştırmak, bir şeyin haşa Allah’ın etkisi dışında oluştuğunu düşünmekten kaçınmak gerekir. “Şu ilaç bana iyi gelir” diyor, “babam kızar” diyor, “patron kızar” diyor. Bunların hepsi görüntüde Allah’ın oluşturduğu durumlardır. Allah’ı unutarak bu olaylara kapılmak olmaz. Allah ile bağlantıyı kesmemek önemlidir. Her olayı Allah’ın yarattığını bilip, Allah’ın ne mesaj verdiğini anlamaya çalışarak, doğru yolda devam etmek gerekir. O zaman hayat çok güzel oluyor. Zorluklar, çileler olsa da hayat mükemmel oluyor, bu da Allah’ın bir mucizesidir.
        Çile insanı olgunlaştırır. Çile çeken insanlar aşkı tutkuyu daha iyi bilirler, olayların daha girift yönlerine vakıf olurlar.
        Çile insanı olgunlaştırır. Çile çeken insanlar aşkı tutkuyu daha iyi bilirler, olayların daha girift yönlerine vakıf olurlar.
        Hayat iyi ve kötü kavramı olduğunda anlam kazanır. Her yer iyi olsa, iyinin ve güzelin anlaşılması mümkün olmaz. Kötü olacak ki iyinin değeri anlaşılacak. İnsanın geçtiği acılar, zorluklar, çileler içinde Allah’ı asla bırakmaması, Allah’a hep dost olması tutkunun ve aşkın ortaya çıkmasını sağlar. Dünyada aşkın ve tutkunun eğitimini alıyoruz, buna tam hak kazandığımızda Allah ahirete alıp sonsuz kadar tutkuyu yaşatıyor. Sonsuzluk söz konusu olduğu için insanın mutlaka yüksek olgunluğa ulaşması lazım.
        Hayat iyi ve kötü kavramı olduğunda anlam kazanır. Her yer iyi olsa, iyinin ve güzelin anlaşılması mümkün olmaz. Kötü olacak ki iyinin değeri anlaşılacak. İnsanın geçtiği acılar, zorluklar, çileler içinde Allah’ı asla bırakmaması, Allah’a hep dost olması tutkunun ve aşkın ortaya çıkmasını sağlar. Dünyada aşkın ve tutkunun eğitimini alıyoruz, buna tam hak kazandığımızda Allah ahirete alıp sonsuz kadar tutkuyu yaşatıyor. Sonsuzluk söz konusu olduğu için insanın mutlaka yüksek olgunluğa ulaşması lazım.
        Çile, tutkuyu ve aşkı zeminde geliştirir. Cennet özlemini geliştirir. Cennetin değerini bilme gücü, güzelden zevk almanın gücü alabildiğine güçlenir. Çile olmadığında aklın ve sevginin gelişmesinde zayıflama olur. Allah’a sevgiyi en iyi ifade eden zemin çiledir.
        Çile, tutkuyu ve aşkı zeminde geliştirir. Cennet özlemini geliştirir. Cennetin değerini bilme gücü, güzelden zevk almanın gücü alabildiğine güçlenir. Çile olmadığında aklın ve sevginin gelişmesinde zayıflama olur. Allah’a sevgiyi en iyi ifade eden zemin çiledir.
        Peygamberlerin çileleri ve zorluklarının bizim bildiğimiz bir de bizim hiç bilmediğimiz yönleri vardır. Kuran’da bu çilelerden sadece bazıları anlatılır. Hz. Yusuf’un sadece kuyuda ve hapishanedeki çilelerini biliyoruz. Belki de bu çileler hayatındaki en kolay çilelerdir. Asıl imtihanını, nasıl zorluk ve çilelere sabrettiğini asıl ahirette göreceğiz.
        Peygamberlerin çileleri ve zorluklarının bizim bildiğimiz bir de bizim hiç bilmediğimiz yönleri vardır. Kuran’da bu çilelerden sadece bazıları anlatılır. Hz. Yusuf’un sadece kuyuda ve hapishanedeki çilelerini biliyoruz. Belki de bu çileler hayatındaki en kolay çilelerdir. Asıl imtihanını, nasıl zorluk ve çilelere sabrettiğini asıl ahirette göreceğiz.
        Mehdi bir çok zorluk ve çileyle karşılaşacaktır. Çilelerinin çokluğu hem hadislerde, hem Musevi kaynaklarda yer alan bir bilgidir.
        Mehdi bir çok zorluk ve çileyle karşılaşacaktır. Çilelerinin çokluğu hem hadislerde, hem Musevi kaynaklarda yer alan bir bilgidir.
        93
          1
        • 1
        • 2
        • 3
        • 4
        • 5
        / 5
          1
        • 1
        • 2
        • 3
        • 4
        • 5
        93
        / 5