HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun Yahya © 2025
        Kadınları dürüst sevmek saygılı olmak lazım. Kadına değer verildiğinde kadın kadın olur. Kadın saygıyla, değer vererek güzeldir. Ahirete niyet yoksa sevgi olmaz. Yok olacak varlık sevilemez. Kendisinin de kıymeti kalmaz karşısındakinin de kıymeti kalmaz. Sonsuza niyetle sevilir.
        Kadınları dürüst sevmek saygılı olmak lazım. Kadına değer verildiğinde kadın kadın olur. Kadın saygıyla, değer vererek güzeldir. Ahirete niyet yoksa sevgi olmaz. Yok olacak varlık sevilemez. Kendisinin de kıymeti kalmaz karşısındakinin de kıymeti kalmaz. Sonsuza niyetle sevilir.
        Kadınları et kemik gibi görüyorlar. Kadın Allah’ın sanatıdır. Kadınlar Allah’ın sanatının mükemmel tecelli ettiği asil, değerli, büyük bir nimettir. Allah’ın muhteşem bir tecellisiyle muhatap olduğunu bilip çok değer vermek, çok saygı göstermek, onların her türlü iyiliği sunmak gerekir.
        Kadınları et kemik gibi görüyorlar. Kadın Allah’ın sanatıdır. Kadınlar Allah’ın sanatının mükemmel tecelli ettiği asil, değerli, büyük bir nimettir. Allah’ın muhteşem bir tecellisiyle muhatap olduğunu bilip çok değer vermek, çok saygı göstermek, onların her türlü iyiliği sunmak gerekir.
        Ortadoğu’da kadına bakış açısı çok felaket. Kadını rahatsız etmek, üzmek ve onu tedirgin etmek üzerine kurulu. İnsan bir kadını mahcup etmeye asla kıyamaz. Kadına saygı, hürmet gösterilir.
        Ortadoğu’da kadına bakış açısı çok felaket. Kadını rahatsız etmek, üzmek ve onu tedirgin etmek üzerine kurulu. İnsan bir kadını mahcup etmeye asla kıyamaz. Kadına saygı, hürmet gösterilir.
        Kadına elde etme gözüyle bakılmaz. “Tavlamak” çok çirkin bir sözdür. Onunla arkadaş olduğunda kadın ömür boyu güvenebileceği bir dost kazandığına sevinecek. Hep koruyucu olacaksın. Önce onu, onun iffetini ve onurunu düşüneceksin.
        Kadına elde etme gözüyle bakılmaz. “Tavlamak” çok çirkin bir sözdür. Onunla arkadaş olduğunda kadın ömür boyu güvenebileceği bir dost kazandığına sevinecek. Hep koruyucu olacaksın. Önce onu, onun iffetini ve onurunu düşüneceksin.
        Kadınlar en çok akıldan ve derinlikten hoşlanırlar. Et kemik her yerde bulunur. Ama ruhun bulunması zordur. Kadınlar en çok ciddi sevilmekten, değer verilmekten hoşlanırlar. Bunu da ancak akıllı bir insan yapabilir. Kadınlardaki detayları görmek de kadınları çok etkiler. Bir çok erkek küttür. Kadındaki detay güzellikleri göremez. Daha da fenası bir çok erkek acaba ne kusur var diye bakar. Akıllı bir erkek ise sadece kadındaki güzelliği arar, kusurları görmez, kusurlara ağırlık vermez. Kadında hep akıllı, hayırlı yönü arar, olumlu değerlendirir. O zaman Allah o kadını onun için güzel hale getirir.
        Kadınlar en çok akıldan ve derinlikten hoşlanırlar. Et kemik her yerde bulunur. Ama ruhun bulunması zordur. Kadınlar en çok ciddi sevilmekten, değer verilmekten hoşlanırlar. Bunu da ancak akıllı bir insan yapabilir. Kadınlardaki detayları görmek de kadınları çok etkiler. Bir çok erkek küttür. Kadındaki detay güzellikleri göremez. Daha da fenası bir çok erkek acaba ne kusur var diye bakar. Akıllı bir erkek ise sadece kadındaki güzelliği arar, kusurları görmez, kusurlara ağırlık vermez. Kadında hep akıllı, hayırlı yönü arar, olumlu değerlendirir. O zaman Allah o kadını onun için güzel hale getirir.
        Allah sevgisini ve Allah korkusunu bilmeyen bir insanın güzellikleri fark edebilmesi, kadınlara değer verebilmesi mümkün değildir. Böyle bir insana sevgiyi anlatmak, gözü görmeyen birine sütü anlatmak gibidir. Tam kavraması mümkün olmaz.
        Allah sevgisini ve Allah korkusunu bilmeyen bir insanın güzellikleri fark edebilmesi, kadınlara değer verebilmesi mümkün değildir. Böyle bir insana sevgiyi anlatmak, gözü görmeyen birine sütü anlatmak gibidir. Tam kavraması mümkün olmaz.
        Hem Darwinist sistemde hem gelenekçi Ortodoks sistemde kadın nefreti oturmuş. Kadını insan olarak görmüyorlar. Biri yarı gelişmiş hayvan olarak görüyor birisi yarım varlık olarak görüyor. Bu sevgisizliği ve çirkin mantığı Kuran ahlakı tamamen ortadan kaldırır.
        Hem Darwinist sistemde hem gelenekçi Ortodoks sistemde kadın nefreti oturmuş. Kadını insan olarak görmüyorlar. Biri yarı gelişmiş hayvan olarak görüyor birisi yarım varlık olarak görüyor. Bu sevgisizliği ve çirkin mantığı Kuran ahlakı tamamen ortadan kaldırır.
        Kadınların kıymetini hiç bilmiyorlar. Ellerinde elmas var, o elindekini cam zannediyor. Allah’ın kendisine nasıl bir nimet sunduğundan haberleri bile olmuyor. Kadının gözü cennet kapısı gibidir, alır insanı götürür. Ama adam kadını et kemik olarak görüyor, sonra da aşağılamak istiyor.
        Kadınların kıymetini hiç bilmiyorlar. Ellerinde elmas var, o elindekini cam zannediyor. Allah’ın kendisine nasıl bir nimet sunduğundan haberleri bile olmuyor. Kadının gözü cennet kapısı gibidir, alır insanı götürür. Ama adam kadını et kemik olarak görüyor, sonra da aşağılamak istiyor.
        Erkekleri kadınlara karşı çok olumsuz eğittiler. Kadının insanla hayvan arası bir mahluk olduğunu telkin ederek insanları eğitiyorlar. Kadınları da, “sen eksiksin, yarım varlıksın” diye eğitiyorlar. “Seni kocan döver, dövdüğünde deşarj olur, sakın şikayet etmeyeceksin” diyorlar. Bunu da Peygamber söyledi diyorlar. Peygamber asla böyle çirkin bir şey söylemez. Öyle yanlış bir eğitim veriyorlar ki Allah’ın en güzel nimetlerinden biri olan kadınlara değer veremiyor, onları sevemiyor ve saygı duyamıyorlar.
        Erkekleri kadınlara karşı çok olumsuz eğittiler. Kadının insanla hayvan arası bir mahluk olduğunu telkin ederek insanları eğitiyorlar. Kadınları da, “sen eksiksin, yarım varlıksın” diye eğitiyorlar. “Seni kocan döver, dövdüğünde deşarj olur, sakın şikayet etmeyeceksin” diyorlar. Bunu da Peygamber söyledi diyorlar. Peygamber asla böyle çirkin bir şey söylemez. Öyle yanlış bir eğitim veriyorlar ki Allah’ın en güzel nimetlerinden biri olan kadınlara değer veremiyor, onları sevemiyor ve saygı duyamıyorlar.
        İnsanı Allah’ın ruhu olarak görmediklerinde saygı da duyamıyorlar. Ya evrimle meydana gelmiş bir varlık olarak görüyor ya da gelenekçi sistemin etkisiyle kadınları yarım varlık olarak görüyorlar. Böyle bir toplumda kimsenin kimseye saygısı kalmaz. Saygının oluşması için Kuran ahlakı gerekir.
        İnsanı Allah’ın ruhu olarak görmediklerinde saygı da duyamıyorlar. Ya evrimle meydana gelmiş bir varlık olarak görüyor ya da gelenekçi sistemin etkisiyle kadınları yarım varlık olarak görüyorlar. Böyle bir toplumda kimsenin kimseye saygısı kalmaz. Saygının oluşması için Kuran ahlakı gerekir.
        Çok candan olmak, alabildiğine samimi olmak sevgiyi aktarmanın en güzel yoludur. Bir kadın dürüstlüğü çok iyi anlar. Samimi sevgiyi gören kadın sevgisini sel gibi akıtır. Kadın önce karşı tarafın kapısı açık mı kapalı mı ona bakar. Kapı kapalıysa, samimiyetsizlik varsa canım cicimler kadını etkilemez. Bakıştaki anlam derinliği, bakıştaki tutku, ses tonundaki üslup, vurgu ve ahenk kadın için çok önemlidir. Kadın samimi sesi, samimi bakışı hemen tanır. Oyun varsa kadın sevgisini vermez. Samimiyetsizlik varsa sevginin kapısı kapanmış demektir.
        Çok candan olmak, alabildiğine samimi olmak sevgiyi aktarmanın en güzel yoludur. Bir kadın dürüstlüğü çok iyi anlar. Samimi sevgiyi gören kadın sevgisini sel gibi akıtır. Kadın önce karşı tarafın kapısı açık mı kapalı mı ona bakar. Kapı kapalıysa, samimiyetsizlik varsa canım cicimler kadını etkilemez. Bakıştaki anlam derinliği, bakıştaki tutku, ses tonundaki üslup, vurgu ve ahenk kadın için çok önemlidir. Kadın samimi sesi, samimi bakışı hemen tanır. Oyun varsa kadın sevgisini vermez. Samimiyetsizlik varsa sevginin kapısı kapanmış demektir.
        Deccaliyet çift koldan kadınları kuşatma altına almış. Gelenekçi Ortodoks sistem kadını “buçuk, yarım” olarak görüyor. Kadınların şeytana eş değer olduğunu iddia ediyor ve kadın ne derse tersinin yapılması gerektiğini söylüyorlar. Hayat felsefeleri kadın nefreti üzerine kurulu. Darwinist sistem de kadını yarı hayvan olarak görüyor. Kadını gelişimini tamamlamamış bir mahluk olarak değerlendiriyor. Dünyanın geneline bu iki yanlış sistem hakim olduğu için kadınlar her yerde acı çekiyor ve eziliyorlar.
        Deccaliyet çift koldan kadınları kuşatma altına almış. Gelenekçi Ortodoks sistem kadını “buçuk, yarım” olarak görüyor. Kadınların şeytana eş değer olduğunu iddia ediyor ve kadın ne derse tersinin yapılması gerektiğini söylüyorlar. Hayat felsefeleri kadın nefreti üzerine kurulu. Darwinist sistem de kadını yarı hayvan olarak görüyor. Kadını gelişimini tamamlamamış bir mahluk olarak değerlendiriyor. Dünyanın geneline bu iki yanlış sistem hakim olduğu için kadınlar her yerde acı çekiyor ve eziliyorlar.
        Kadınların hayatını mutlaka şekillendirmeleri gerektiğine inanıyorlar. Bu, kadına saygıya uygun değildir. Kadınlar kimsenin hayatını nasıl yaşayacağına karışmıyor. Kimsenin de onlara karışmaması lazım.
        Kadınların hayatını mutlaka şekillendirmeleri gerektiğine inanıyorlar. Bu, kadına saygıya uygun değildir. Kadınlar kimsenin hayatını nasıl yaşayacağına karışmıyor. Kimsenin de onlara karışmaması lazım.
        Kadınlar erkeklere göre daha derin düşünüyorlar, daha dikkatleri keskin, analiz güçleri daha yüksek. Güzellik anlayışları çok güzel. Kadınlar çok muhteşem, özel yaratılmış varlıklardır. Dindar bir kadın dünyanın en mükemmel varlığıdır. Tutarlı, dengeli, Allah’tan korkan, Allah’ı çok seven bir kadın dünyanın en güzel nimetidir.
        Kadınlar erkeklere göre daha derin düşünüyorlar, daha dikkatleri keskin, analiz güçleri daha yüksek. Güzellik anlayışları çok güzel. Kadınlar çok muhteşem, özel yaratılmış varlıklardır. Dindar bir kadın dünyanın en mükemmel varlığıdır. Tutarlı, dengeli, Allah’tan korkan, Allah’ı çok seven bir kadın dünyanın en güzel nimetidir.
        İnsanlara Allah’ın ruhu olduğunu, karşısındakinin de Allah’ın ruhunu taşıdığını anlatırsak herkes birbirine saygı ve sevgi duyar. Ama birbirlerini bir tür hayvan, bir bakteri gibi görünce sevgi duymaları da saygı duymaları da mümkün olmuyor. Diğer yandan da gelenekçi sistemin kadın düşmanlığı insanların elinden tüm sevgiyi ve güzellikleri alıyor.
        İnsanlara Allah’ın ruhu olduğunu, karşısındakinin de Allah’ın ruhunu taşıdığını anlatırsak herkes birbirine saygı ve sevgi duyar. Ama birbirlerini bir tür hayvan, bir bakteri gibi görünce sevgi duymaları da saygı duymaları da mümkün olmuyor. Diğer yandan da gelenekçi sistemin kadın düşmanlığı insanların elinden tüm sevgiyi ve güzellikleri alıyor.
        Özellikle Ortadoğu ülkelerinde ve dünyanın bir çok yerinde kadına çok yanlış ve garip bir bakış açısı var. “Kadını bir şekilde tuzağa düşürürsün, eve götürür, namusunu lekelersin, ondan sonra da gıcık olur evine gönderirsin” anlayışı yaygın. Sonra yine canın isterse yine çağırırsın gelmezse ölümle tehdit edersin, dövmekle tehdit edersin diye çarpık bir mantıkları var. Bu çok büyük bir vicdansızlık ve zulüm. Kadın Allah’ın yarattığı en güzel, en kutsal varlıktır. Ve kadın aklıyla tutkusuyla imanıyla güzeldir. Kadını korkutuyorsun, aşağılıyorsun, merhametsizlikle yaklaşıyorsun, küçük düşürmek istiyorsun ondan sonra da kadından şikayet ediyorsun. Kadınların önce ahiretini korumak gerekir. Kadını 20-30 yıllığına değil sonsuza kadar seveceksin. Sonsuza kadar seveceğine göre önce imanına özen göstermen, cennete gitmesine gayret etmen gerekir. Onurlu, namuslu, şerefli yaşamasını sağlayacaksın. Kadının onurunu namusunu elinden alırsan saygı duymazsan hiçbir anlamı kalmaz. Kadının saygı duyulması gereken mübarek bir varlık olduğunu bilecek ve ona göre davranacaksın. O zaman kadının güzelliğini Allah sana açar.
        Özellikle Ortadoğu ülkelerinde ve dünyanın bir çok yerinde kadına çok yanlış ve garip bir bakış açısı var. “Kadını bir şekilde tuzağa düşürürsün, eve götürür, namusunu lekelersin, ondan sonra da gıcık olur evine gönderirsin” anlayışı yaygın. Sonra yine canın isterse yine çağırırsın gelmezse ölümle tehdit edersin, dövmekle tehdit edersin diye çarpık bir mantıkları var. Bu çok büyük bir vicdansızlık ve zulüm. Kadın Allah’ın yarattığı en güzel, en kutsal varlıktır. Ve kadın aklıyla tutkusuyla imanıyla güzeldir. Kadını korkutuyorsun, aşağılıyorsun, merhametsizlikle yaklaşıyorsun, küçük düşürmek istiyorsun ondan sonra da kadından şikayet ediyorsun. Kadınların önce ahiretini korumak gerekir. Kadını 20-30 yıllığına değil sonsuza kadar seveceksin. Sonsuza kadar seveceğine göre önce imanına özen göstermen, cennete gitmesine gayret etmen gerekir. Onurlu, namuslu, şerefli yaşamasını sağlayacaksın. Kadının onurunu namusunu elinden alırsan saygı duymazsan hiçbir anlamı kalmaz. Kadının saygı duyulması gereken mübarek bir varlık olduğunu bilecek ve ona göre davranacaksın. O zaman kadının güzelliğini Allah sana açar.
        Dini zorlaştıran şeytandır. Kadın nefretini geliştiren de şeytandır. Bu oyunla hem kadınları dinsizliğe çekiyorlar, hem insanları dünyanın en güzel ahlaklı insanı olan Peygamber’den uzaklaştırıyorlar, hem de dine karşı olmalarına sebep oluyorlar.
        Dini zorlaştıran şeytandır. Kadın nefretini geliştiren de şeytandır. Bu oyunla hem kadınları dinsizliğe çekiyorlar, hem insanları dünyanın en güzel ahlaklı insanı olan Peygamber’den uzaklaştırıyorlar, hem de dine karşı olmalarına sebep oluyorlar.
        Kadınlar melek gibidirler, son derece yüksek ahlaka sahiptirler. Müthiş analiz güçleri vardır. Saniyeler içinde yüzlerce detayı teşhis edebilirler. Çok ince düşünürler. Hangi cümlenin neden kurulduğunu, konuşurken hangi vurgunun neden yapıldığını daha kişi konuşurken o an teşhis ederler. Kadınlar çok hassas, naif varlıklardır. Muazzam itina etmek gerekir. Bu mübarek varlıkların ezilmesine bundan sonra asla müsaade etmeyeceğiz.
        Kadınlar melek gibidirler, son derece yüksek ahlaka sahiptirler. Müthiş analiz güçleri vardır. Saniyeler içinde yüzlerce detayı teşhis edebilirler. Çok ince düşünürler. Hangi cümlenin neden kurulduğunu, konuşurken hangi vurgunun neden yapıldığını daha kişi konuşurken o an teşhis ederler. Kadınlar çok hassas, naif varlıklardır. Muazzam itina etmek gerekir. Bu mübarek varlıkların ezilmesine bundan sonra asla müsaade etmeyeceğiz.
        Türkiye’nin solu gerici soldur, çok gerici bir kafaya sahiptir. Stalin Devri’nin soludur. Dolayısıyla hepsi olmasa da büyük bir bölümü; bağnaz, tutucu ve gelenekçidir. Çok katıdırlar. Kılık kıyafeti bile, Stalin bıyığı. Stalin tarzında konuşuyor. Stalin’in kültüründe kalmışlar, 2017’lerin insanı değil. Adam 1920’ler, 1930’ların kafasında. Geliştirememiş kendisini. Onun için kadınlara karşı da katıdır. Mesela; solcu kadınlarına bakın erkek gibidirler. Makyaj yapmazlar, askeri kıyafetler giyerler. Hepsi olmasa da birçoğu bakımsızdır. Kötü bir görünüm vardır. Serttirler, sevgisizdirler. Gelenekçi Ortodoks kesimde de yine öyle kadınların bir çoğu bakımsız, çoğunlukla güzel bir koku hissedemezsin. Güzel bir bakım hissedemezsin. Hepsi için demiyorum, bir kısmı için diyorum çünkü çok iyi olan, çok değerli olan insanlar da var. Ama kadın karşıtlığı onlarda da çok şiddetlidir. Onlar zaten kendileri savunuyorlar kadınların akılsız olduğunu, yarım akıllı olduğunu, sopa yemesi gerektiğini erkeklerden daha kapsamlı anlatıyorlar. Kadının dediğinin tersinin yapılması gerektiğini su gibi ezberlemiş onlar. Kadınlara ait hükümler diye o konuda alim olmuş kadınlar var. Kendi kendine hakaret ediyor ve bunu takva adına yapıyor, Allah'ın hükmü bu, zaten böyle olması lazım diyor. Bundan sonra bu münasebetsizliğe yol vermeyeceğimizi biz gösterttikten sonra Türk gençliğinde muazzam bir uyanma oldu. Bakın 150.000'in üstünde insanla görüştük. Hepsinin pozitif, son derece hür, aydın, Kuran Müslümanı olduğu, aklı başında, şefkatli ve merhametli olduğu, yardımsever, nezih, savaşlara karşı, kan dökülmesinden nefret eden, dostluk ve sevgiden çok zevk alan, sanatı, estetiği, bilimi coşkuyla savunan, demokrat, hür düşünceyi savunan, cumhuriyetçi akla sahip kaliteli gençler olduğunu, kadın özgürlüğünü savunduklarını görüyoruz. Dolayısıyla yaptığımız ilmi mücadele elhamdülillah meyvelerini verdi ve vermeye devam ediyor meyvelerini.
        Türkiye’nin solu gerici soldur, çok gerici bir kafaya sahiptir. Stalin Devri’nin soludur. Dolayısıyla hepsi olmasa da büyük bir bölümü; bağnaz, tutucu ve gelenekçidir. Çok katıdırlar. Kılık kıyafeti bile, Stalin bıyığı. Stalin tarzında konuşuyor. Stalin’in kültüründe kalmışlar, 2017’lerin insanı değil. Adam 1920’ler, 1930’ların kafasında. Geliştirememiş kendisini. Onun için kadınlara karşı da katıdır. Mesela; solcu kadınlarına bakın erkek gibidirler. Makyaj yapmazlar, askeri kıyafetler giyerler. Hepsi olmasa da birçoğu bakımsızdır. Kötü bir görünüm vardır. Serttirler, sevgisizdirler. Gelenekçi Ortodoks kesimde de yine öyle kadınların bir çoğu bakımsız, çoğunlukla güzel bir koku hissedemezsin. Güzel bir bakım hissedemezsin. Hepsi için demiyorum, bir kısmı için diyorum çünkü çok iyi olan, çok değerli olan insanlar da var. Ama kadın karşıtlığı onlarda da çok şiddetlidir. Onlar zaten kendileri savunuyorlar kadınların akılsız olduğunu, yarım akıllı olduğunu, sopa yemesi gerektiğini erkeklerden daha kapsamlı anlatıyorlar. Kadının dediğinin tersinin yapılması gerektiğini su gibi ezberlemiş onlar. Kadınlara ait hükümler diye o konuda alim olmuş kadınlar var. Kendi kendine hakaret ediyor ve bunu takva adına yapıyor, Allah'ın hükmü bu, zaten böyle olması lazım diyor. Bundan sonra bu münasebetsizliğe yol vermeyeceğimizi biz gösterttikten sonra Türk gençliğinde muazzam bir uyanma oldu. Bakın 150.000'in üstünde insanla görüştük. Hepsinin pozitif, son derece hür, aydın, Kuran Müslümanı olduğu, aklı başında, şefkatli ve merhametli olduğu, yardımsever, nezih, savaşlara karşı, kan dökülmesinden nefret eden, dostluk ve sevgiden çok zevk alan, sanatı, estetiği, bilimi coşkuyla savunan, demokrat, hür düşünceyi savunan, cumhuriyetçi akla sahip kaliteli gençler olduğunu, kadın özgürlüğünü savunduklarını görüyoruz. Dolayısıyla yaptığımız ilmi mücadele elhamdülillah meyvelerini verdi ve vermeye devam ediyor meyvelerini.
        Kadınları hizaya getirmek mantığı hem Darwinizm’de hem de gelenekçi Ortodoks sistemde var. Darwinizm kadınları köpekten biraz daha iyi hayvanla insan arası bir varlık olarak görüyor. Bu anlayış kadının ezilmesi için adamların eline koz veriyor. Gelenekçi sistem de kadını yarım olarak görüyor ve cehennemin kadınlarla dolu olduğunu iddia ediyor. Bu durumda kadınlara saygı gösteren olmuyor ve kadını sürekli hizaya getirmeleri gerektiğini düşünüyorlar.
        Kadınları hizaya getirmek mantığı hem Darwinizm’de hem de gelenekçi Ortodoks sistemde var. Darwinizm kadınları köpekten biraz daha iyi hayvanla insan arası bir varlık olarak görüyor. Bu anlayış kadının ezilmesi için adamların eline koz veriyor. Gelenekçi sistem de kadını yarım olarak görüyor ve cehennemin kadınlarla dolu olduğunu iddia ediyor. Bu durumda kadınlara saygı gösteren olmuyor ve kadını sürekli hizaya getirmeleri gerektiğini düşünüyorlar.
        111
          1
        • 1
        • 2
        • 3
        • 4
        • 5
        • 6
        / 6
          1
        • 1
        • 2
        • 3
        • 4
        • 5
        • 6
        111
        / 6