HARUN YAHYA
Ana Sayfa
Tüm Eserler
Kitaplar
Makaleler
Videolar
Sesler
Görseller
Alıntılar
Diğer
TR
HARUN YAHYA
Menüyü Kapat
TR
Harun Yahya
Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun Yahya © 2025
İletişim
Kitaplar
Makaleler
Videolar
Sesler
Görseller
Alıntılar
Diğer
ESER TÜRÜNÜ SEÇİN
Şirk - Alıntılar - Harun Yahya
sirk | alintilar | Tüm Eserler
Şirk insana çok yakın olduğu için çok dikkatli olmak lazım. Allah’ın gücünü başkasına vermek, mesela ilacın şifa vereceğini sanmak şirktir. Bir olayın, bir sözün Allah’ın kontrolü dışında gerçekleştiğini sanmak şirk olur. Kişi Bir kötü söz duyduğunda Allah dışında olduğunu zannederse o şirk olur. Her şey ama her şey Allah’ın kontrolünde olur, Allah’ın bilmediği hiçbir şey olmaz. Mümin bunu asla unutmayacak.
Şirk aklın kapanmasına sebep olur. Muhakeme, yargı bozulur ve kişi dengesizleşir. Genel bir şuursuzluk hali oluşur.
Baskı insanı şirke ve Allah korusun münafıklığa iter. Din özgürlük içinde yaşanır. Dayatmayla din yaşanmaz. Zorla insanın başını örtmesi, müzik dinlemesini yasaklamak vs İran’a yakışmıyor. İran’ın dindar olması güzel ama dindar olmak insanlara baskı getirmek olmamalıdır. İsteyen istediği gibi yaşasın.
Mümin gücü Allah’tan alır. Ben şu konuda güçlüyüm diyen insanı Allah korusun Allah o konuda ezer. Ben zayıfım demek de kendini putlaştırmak olur. Güç Allah’ın değil mi? Allah’tan istersen Allah seni son derece güçlü hale getirir. Çekingendir, Allah’tan ister Allah onu cesur yapar. Endişeleri vardır, Allah’a sığınır, Allah tüm endişelerini ortadan kaldırır. Mümin tüm gücün kuvvetin Allah’tan olduğunu bilerek, sadece Allah’a güvenir.
Yaratan’ı bırakıp tüm dikkatini O’nun yarattıklarına vermek hem mantıklı değil hem vicdana aykırı. Yaratan’a hiç dikkatini vermeyip sadece yarattıklarına göre hareket edersen Allah seni ezer. Bunun da amacı kişinin Allah’a dönmesini sağlamaktır.
Diğer diller
Üzülmek net haramdır, Allah’ı unutmak, Allah’a şirk koşmaktır. Üzülen insan -haşa- Allah’ı inkar ediyorum, Allah’ın yarattığı kaderi beğenmiyorum demektedir. Allah böyle bir durumun hemen karşılığını verir, insanın aklını alır, insan her türlü hatayı yapmaya açık hale gelir.
Diğer diller
Olaylara ya da kişilere benlik vermek, sanki kendilerine ait güçleri varmış gibi düşünmek hem şirk, hem de Allah’a karşı zalimce bir tavır olur. Her olayı Allah yaratır, her olay Allah’ın kontrolündedir. Allah dilemeden hiçbir olay gerçekleşmez.
Diğer diller
Allah’a güvenen, teslim olan bir insan şirke girmez. Hasta bir insan eğer “Ben şimdi doktora gideceğim bana bir ilaç verecek o ilaç beni iyileştirecek” derse şirke girmiş olur. “Doktora gideceğim, verdiği ilacı Allah vesile edecek ve Allah dilerse iyileşeceğim” demesi gerekir.
Diğer diller
İnsanın geleceği ile ilgili endişelenmesi Kuran’a uygun olmaz. Geleceği ile ilgili endişe eden kişi, her olayın Allah’ın kontrolü altında olduğunu unutup, Allah’tan başka bir gücün olduğunu düşünüyor demektir ki, bu da şirk olur. Şirk Allah’a ortak kılmaktır ve çok büyük bir günahtır.
Diğer diller
Allah’ın kanunu anlamadıkları için dünyayı dert ediniyorlar. Dünyadaki her şeyi ayrı ayrı ilah gibi görüyorlar. Arabayı, evi, ağacı, ilacı bağımsız zannediyorlar, ilah gibi görüyorlar. O zaman sürekli sıkılıyor, acı çekiyorlar. Halbuki tek bir ilah olduğunu anlasalar sadece Allah’a teslim olsalar çok rahat yaşarlar.
Diğer diller
İnsanların çoğu şirk koştuklarının farkında olmuyor. Mesela okula gidecek hazırlanıyor, okula onu götürecek olan Allah, araba vesile. Araba geç kalınca aklını kaybediyor. Arabayı getirmeyenin Allah olduğunu unutuyor. Her şeyi yapan Allah’tır. Bunu unutan insan şirke düşmüş olur.
İnsanlar genelde bir sorunları olduğunda bunu karşılarındaki insanla halletmeye çalışıyorlar. Ya küsüyorlar, ya darılıyorlar, ya karşılarındakinin sevgisinden şüphe ediyorlar. Halbuki doğru olan, kişinin her meselesini Allah’la halletmesidir. Bu önemli gerçek toplumda ciddi şekilde unutuluyor. Allah’ı -haşa- unutmak ise büyük bir faciadır. İnsanın karşısındaki kişiyi değil Allah’ı esas alması gerekir. Her talep Allah’tan istenir. Yoksa insanların bir talebi karşılayacak, bir sorunu çözebilecek güçleri yoktur. Mutlaka herşeyi Allah’tan istemek lazım. Aksi çok büyük hata olur. Kişi bir sorunu olduğunda, özenle Allah’a dua edip, Allah’tan yardım istemeye devam etmeli. Tabii ki insan sebeplere sarılır, dua mahiyetinde hükmen karşısındaki insana sorununu söyler, konuşur, onu olumlu yönde düzeltmeye, iyiye doğruya çekmeye çalışır. Ama temelinde asıl Allah’tan istemek doğru olandır. Çünkü kalbi yaratmayı Allah yapar, şahıslar yapamaz. Aksinde kişi ciddi bir hatanın içine düşmüş olur, ciddi bir sıkıntının içine sürüklenmiş olur. Bu hatada asla diretilmemesi gerekir.
Başı ağrıdığında ilacın ağrıyı geçireceğini sanmak şirk olur. Ağrıyı yaratan, ilacı yaratan, ağrıyı kesecek olan Allah. İnsanların en çok düştüğü şirk budur. Her şeyi Allah’ın yaptığını unutuyorlar.
En güzel olan Allah’a sığınmaktır. Ya Rabbi beni koru, bana ferahlık ver, beni güzel insanlarla iyi insanlarla karşılaştır, beni cennetine al, ya Rabbi Kendini bana hiç unutturma, ya Rabbi beni şirkten koru, diye Allah’a sığınmak gerekir.
Dikkati Allah’tan hiç ayırmamayı müminlerin birbirine hatırlatması güzel olur. Her yere “şirkten Allah’a sığınırım” tabelaları da konulabilir. Her şeyi yapan Allah, Allah’ı unutup başka şeylere güç atfetmek vicdansızlık olur.
İnsanların büyük bir çoğunluğu sadece kendi aklını beğenir. O yüzden kendisine eleştiri yapılmasından hoşlanmaz, yapılan eleştiriden de faydalanamaz. Allah “insanların çoğu iman etmezler, iman edenlerin de çoğu şirk koşmadan iman etmezler” diyor. Dolayısıyla insanların büyük bir kısmı zombi varlıktır. Allah “sen onlara duyuramazsın” diye bildiriyor. Böyle tiplere ulaşıp söz dinletmek mümkün olmaz. Bu varlıklar teknik olarak yürür, hareket eder, ama şuur sahibi değildir. Bilgisayar gibidir. Ölüdür. (Neml Suresi, 80-81: Çünkü gerçekten sen, ölülere (söz) dinletemezsin ve arkasını dönüp kaçan sağırlara da çağrıyı işittiremezsin. Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte Müslüman olanlar bunlardır.
Allah sevgisi en hayati konudur. Allah’ı sevmekteki esas konu insanın kendisini sıkmamasıdır. İnsanlar şirke akıl almaz eğilimlidir. Şirke karşı beyni sürekli muhafaza altında tutmak, çok samimi olmak lazım. Dikkat şirk konusunda olmalı. Samimiyet de zevklidir, enerji gerektirmez. Samimiyet dünyanın en tatlı, en zevkli nimetlerinden birisidir. Allah sevgisi insanların bir kısmında eksik olduğu için insanların birbirine sevgisi de düşük oluyor. Yerine hasetlik, kin, nefret, öfke geliyor. Doğrudan Allah’ı çok sevseler insanların şu an dünyada yaşadıkları hayat bambaşka olur, dünya alenen cennet gibi çok rahat edecekleri bir yer olur. Dünya çapında bir çok insan Allah’a karşı nankör olduğu için, Allah da onları sezdirmeden eziyor. Onlar kendilerince Allah’ı kandırdıklarını sanıyorlar, Allah ise onları sezdirmeden eziyor. Tüm güzelliklerin tek kaynağı Allah’tır. Sevginin tek kaynağı Allah’tır. Çocuğunu, karısını, kedisini, kuşunu çok sevdiğinde Allah’ı sevdiğini bilmiyor bir çok insan. Görüntünün tamamı Allah’a aittir.
Şirk sistemi içerisinde gerçek din kaybolduğu için, gerçek İslam dini ortaya çıktığında insanlar bunu hayretle karşılıyorlar. Bütün Peygamberler “yerleşik dinimizi yok ettiler” suçlamasıyla karşı karşıya kalmışlardır. Tarihte de Abdülkadir Geylani, İmam Rabbani gibi İslam dinini canlandıran bütün mübarek şahıslara şirk batağındaki kişiler saldırmışlardır. Şirk sistemi içerisinde gerçek İslam şaşırtıcı görünür; ama doğru olan her zaman gerçek İslam’dır. Gerçek İslam karanlığın içerisindeki yıldız gibi parlar. Karanlığa alışmış bir insan için de yıldız hayret uyandırıcıdır.
Genç kızlar ve delikanlılar birbirlerine Allah’ı unutmadan, samimi sevgi gözüyle yaklaşsalar birbirlerinin imanını güçlendirmekte çok faydalı olurlar. Gençleri doğru yönlendirmek önemli. İmanı, Allah’ı unutmadan sevmeyi öğrenmeleri gerekir. Karşılarındaki kişileri putlaştırdıkları andan itibaren Allah rahat ve huzur vermez.
Kişilikli kadın muhteşem bir varlıktır. Dünyadaki en büyük nimettir. Kadının kişilikli olması için, kadının Allah’a keskin bir imanla inanması lazım. Egoist olmamalıdır. Sevdiğine vefalı ve sadık olmalıdır. Çok çok temiz olmalı, saygıya çok önem vermelidir. En önemlisi de derinlik ve tutkuya ruhunu teslim etmiş olması lazım. Allah kadınlara bu konuda muazzam bir yetenek vermiş. Kadın ve erkeğin anlaşabilmesi için ikisinin de Allah’a teslim olması, ikisinin de sevginin Allah’tan geldiğini bilmesi lazım. Kadın ve erkeğin kendini bırakmamasının sebebi genellikle iman zafiyeti, farkına varmadan şirkin içine girmektir. Bir insan gelecek korkusundan ve şirkten tamamen uzaklaşır, kendini Allah’a tam bırakırsa muhteşem bir ruh gücü kazanır.
135
1
1
2
3
4
5
6
7
/ 7
1
1
2
3
4
5
6
7
135
/ 7
20