Çünkü yaptıkları fotosentez sayesinde soluduğumuz oksijenin bir kısmını diatomlar üretir. Ayrıca vücut boyunca beyne doğru ilerleyen tüm duyu sinyalleri elektrikseldir. Hücre bölünmesi ve kalp atışı da elektrikseldir. RNA, hücre stoskeletini (hücre iskeletini) üreten proteinlerdekine benzer sarmalımsı yapılar örer. Bu yapılar, DNA’nın kopyalanarak çoğaltılmasında, protein sentezinde, hücre bölünmesinde ve diğer önemli işlemlerde görev almaktadır. Örneğin bir ağacın üzerinde bulunan sıçrayan örümcek, kendisini ürettiği bir iplik ile bulunduğu dala bağlar. Sonra uçmakta olan bir böceğin üzerine atlar ve onu havada yakalar. Bu özellik, yapraklara yeşil renk vermesinin yanı sıra, “fotosentez” gibi hayati bir işlemin gerçekleşmesini de sağlamaktadır. Uyku esnasında gün boyunca zihni meşgul eden aktiviteler, gerginlikler ve hafızaya alınan bilgiler adeta bir bilgisayarın belleğinin ayıklanması gibi ayıklanır. Her bir bakteri topluluğunun kendine has dilleri, kendilerine has sosyal yaşamları vardır. Oldukça irileşen bu balığı yutamayan düşmanları da onu bırakmak zorunda kalır. Balık tehlike hissettiğinde, kendini bir anda normal halinin birkaç katı kadar şişirir. Fotoliyaz enzimi bu tamirci enzimlerden biridir ve hücreyi güneş ışınlarından korur. Bu ayak da, çok sayıda küçük kastan oluşur. Kasların çokluğu aşağı ve yukarı, dalga şeklinde hareketleri mümkün kılar. Ağlarını, Kendilerini Görünmez Kılacak Kadar Hızlı Titreştirebilirler. Çöl Akrebinin Ayaklarında, Kuma Konan Bir Kelebeğin Yerde Oluşturduğu Titreşimleri Bile Hissedebilen Algılayıcılar Vardır. Sineklerin Ayaklarındaki Vantuzlarda Bir Odanın Tavanında Asılı Kalmayı Sağlayacak Özel Bir Sıvı Üretimi Yapılır. Çakıllı Yerlerde Yuva Yapan Halkalı Yağmur Kuşunun Yumurtaları Çizilmeyi Önleyen Yoğun Bir Kristal Tabaka İle Kaplıdır. Bu sistem sayesinde vücut ısımız hep sabit kalır. Yeryüzünün çekirdeğindeki ağır elementlerin cinsi, oranı ve reaksiyon hızları Dünya’nın etrafındaki koruyucu manyetik alanın oluşmasında çok önemli rol oynar. Tek başına hayat belirtisi gösteren herhangi bir fonksiyonu veya organeli yoktur. Bu nedenle doğada milyonlarca yıl bozulmadan kalabilir. İnsanların ve hayvanların eklem yerleri bir ömür boyunca hareket ettikleri halde hiçbir şekilde bakıma ya da yağlanmaya ihtiyaç duymazlar. Erken doğum yapan annelerin sütünde mucizevi bir şekilde, bebeğin ihtiyacına yönelik olarak daha fazla yağ, protein, sodyum, klorür ve demir bulunur. Ağacın dal ve yaprakları çok daha ince olduklarından, sert rüzgarlara karşı eğilip bükülerek gövdeye iletilen aerodinamik sürtünme kuvvetini azaltır ve ağacın zemine daha sağlam tutunmasını kolaylaştırır. İnsan derisindeki alıcılar belirli bir süre sonra beyne, cilde temas eden madde ile ilgili sinyalleri göndermeyi durdururlar. Ancak toprağın içindeki tohum ve milimetrenin yarısı inceliğindeki kökler hiçbir zarar görmezler. Prostat, göğüs, kolon, pullu hücre ve yemek borusu tümörleri. Sıvı içinde yüzen bebek anne rahmine ağırlık yapmaz ve bu sayede normal gelişimini tamamlayabilir. Uzayda ateş yanmamasının sebebi oksijenin yok denecek kadar az olmasıdır. Cecropia Güvesinin tüylü duyargalarına herhangi bir sebeple ışık vurduğunda böcek kendini yere atar ve olduğu yerde saklanarak düşmanından gizlenir. Biçimi, ebadı ve rengi doğal ortamındaki taşları andırır. Kuraklık döneminde nem almak için bitki yiyen hayvanlar, bu şekilde onları göremez. Bu nesillerin ilk üçünün, ortalama ömrü 5-6 haftadır. Ancak dördüncü nesil çok farklıdır. Çünkü bu nesil, yaklaşık 8 ay sürecek bir yolculuğa çıkacak ve bu yolculuğu tamamlayana kadar hayatta kalacaktır. Fakat oldukça ilginç bir gerçek vardır: Mantis böceği 20.000 hertzden daha yüksek sesleri duyabilir! Üstelik sahip olduğu tek kulakla… Bu yumrular yanardöner yeşil ve mavi renklerdedir.Bu renkler yuvadaki yavrulardan hangisinin besine ihtiyacı olduğunu gösterir. Erkeğin üzerindeki pastel renkler göz alıcıdır. Dişiler ise gri ve kahve rengi tonlarında daha sadedir. Bu hayvanlar Nudibranch’ın sindirim sistemi içinde koruyucu mukusla kaplanır ve ısırgan hücre olarak ona bir koruma sağlarlar. Biriktirdikleri antiseptik özellik taşıyan bir reçine ile yuvalarını mikroplara karşı korurlar İnsan sesi, çok çeşitli tonlamalar meydana getirmesi ile bugüne kadar yapılmış tüm müzik aletlerinden milyonlarca defa daha olağanüstü bir yapı ve işleyişe sahiptir. Atardamarlardan saatte 1,5 km hızla ilerleyen kan, kılcal damarlara girdiğinde 1000/1 oranında yavaşlar Bakteriler kimyasal sinyaller kullanarak birbirleri veya dostları ile işbirliği yapar, düşmanlarına ise gözdağı verirler. Bilimsel adı Ecballium elaterium olan Acı Kavun Bitkisi, tohumlarını meyvelerindeki şiddetli bir patlama ile etrafa dağıtır. Bu patlama jet tipi bir hareketle gerçekleştirilir. Sapından kurtulup düştüğünde meyvenin içindeki basınç dengesi bozulur ve meyvenin içindeki tohumlar yapışkan bir sıvı ile dışarıya fışkırtılır. Bitkilerdeki bu düzen, bir mermiyi namlusundan saniyede 1.000 metre hızla fırlatan tabancanınkine benzer. Büyük okyanusun 11 kilometre derinliğindeki basınç çimento yüklü 14 kamyonun ağırlığı altında ezilmekle eşit bir güce sahiptir. Buna rağmen Amfobid Kolonileri bu derinlikte rahatça yaşar. Ateş böcekleri hücrelerince nefes alma tüpleriyle sağladığı hava miktarını ayarlayarak ışığının yanıp sönmesini kontrol eder. Atlar ayakta uyurlar! Çünkü bacak kemiklerinin kilitlenebilme özelliği vardır. Rabbimiz'in verdiği bu özellik sayesinde atlar hem ayakta uyuyabilir hem de çok ağır yükleri taşıyabilirler. Auroralar; Güneş'ten saçılan yüklü parçacıklardan oluşan solar rüzgarlarının, Dünya'nın manyetik alan kuvvetiyle etkileşime girmesi sonucu ortaya çıkarlar. Salata veya et gibi nitrat içeren besinlerden zehirlenmemizi ise dilimizde bulunan bakteriler önler. DNA uzmanı Robert Shapiro; Çok kompleks olmayan bir bakteride bulunan 2000 çeşit proteinin rastlantı sonucunda meydana gelme ihtimalini hesaplamıştır. Elde edilen rakam, 10 üzeri 40.000'de 1 ihtimaldir. (Bu sayı, 1 rakamının yanına 40 bin tane sıfır gelmesiyle oluşan muazzam bir sayıdır.) bu, insanlardaki omur sayısının tam iki katı kadardır. Ancak kuşun uzun ve esnek boynu, tüyler arasına saklandığından hiç yokmuş gibi görünür. Geri kalan bölümü ise, karbonhidrat, tuz ve diğer mineraller oluşturur. vücudun tüm oksijen ve glikoz ihtiyacının 1/5'ini tüketmektedir. İnsan derisindeki alıcılar belirli bir süre sonra beyne, cilde temas eden medde ile ilgili sinyal göndermeyi durdururlar. Beynin, elektrik sinyali için yaptığı yorumu da insan koku olarak algılar. Allah var olduğunu düşündüğümüz her şeyi beynimizde algı olarak yaratandır. Örneğin bir bölge çok fazla ısındığında su buharlaşması artar ve bulutlar çoğalır. Bu bulutlar ise Güneş'ten gelen ışınların bir kısmını geri yansıtarak aşağıdaki havanın ve yüzeyin daha fazla ısınmasını engeller. birkaç yüz km2'lik alanı kaplayabilecek çokluktadırlar. Km2 başına düşen çekirge miktarı ise 40-80 milyon arasında değişmektedir. Bu kadar kalabalık olmalarına rağmen tek bir vücut gibidirler. tüm kemikler ve kasların, en hızlı araçlar kadar kısa sürede hızlanabilen, mükemmel bir denge ve manevra yeteneğine sahip bir koşucuyu ortaya çıkaracak şekilde tasarlandığı görülür. yeryüzünde en yaygın olarak bulunan elementlerden birdir ve yer kabuğunun yaklaşık %5'ini oluşturur, Demir, çok değerli bir enerji kaynağı olan oksijeni, hücrenin solunum mekanizmasına yönlendirir. Deri hücreleri ortalama bir hafta yaşarlar. Sonra ölür ve yenilenirler. üzerinde gerçekleşen hiçbir darbe, hiçbir çarpışma ya da patlama, ne atomu, ne çekirdeği ne de elektronları yerinden oynatamaz. Atomun oluşturduğu canlı ölsede de, o canlıyı oluşturan atomlar dönmeye devam eder. hem kendi ekseni etrafında hem de çekirdek etrafında 2000 km ila 100.000 km arasında değişen olağanüstü bir hızla döner. 15 milyar yıldır, ilk yaratıldıkları andan beri bu elektronlardan tek bir tanesi bile diğeriyle çarpışmamıştır. Böyle bir çarpışma hiçbir zaman gerçekleşmez. Allah herşeyi kontrolü altında tutan mutlak güç sahibidir. perdeli, yassı ve geniş ayaklarıyla yumuşak çamur üzerinde bile batmadan kolaylıkla yürüyebilirler. Bir geckonun ayakları, tırmandığı yüzeyin 100 milyondan fazla noktasıyla aynı anda temas etmesini sağlar. gecko'ların yüzeye tutunmaları o denli güçlüdür ki, camın üzerindeki bir gecko'yu yerinden kımıldatmak imkansızdır. vücutta deri 2.559, beyin 29.930, göz 1.794, tükürük bezi 186, kalp 6.216, göğüs 4.001, akciğer 11.581, karaciğer 2.309, bağırsak 3.838, iskelet kası 1.911 ve kan hücreleri 22.092 gen tarafından kontrol edilmektedir. vücudun çeşitli yerlerinde bulunan tüylerin her birinin görevi vardır. Kuşun karnındaki tüyle, kanat ve kuyruk tüyleri birbirinden farklı özellikler sahiptir. Büyük tüylerden meydana gelen kuyruk tüyler dümen ve fren görevini yerine getirir. Kanat tüyleri ise, kanat çırpma esnasında açılarak yüzeyi genişletecek ve kaldırma kuvvetini arttıracak bir yapıdadırlar. denen bir böcek türü uzun ince bacaklarını yayarak suyun üzerinde yürür. yuvasının duvarlarını boyar. Üstelik boyasını da kendisi elde eder. Nasıl mı? Çeşitli renklerdeki bitkileri toplar ve bunların sularını kullanarak duvarlarını boyar. Hücreler 500 ayrı görevi yerine getirirken, aynı zamanda çok yüksek bir hızla çoğalmaya da başlarlar. Bunun amacı hasar gören karaciğeri tamamlamaktır. canlıların yaşamasına yönelik hassas döngüsü yalnızca dünyada mevcuttur. Karbon döngüsündeki bu hassas işleyişte, sadece çok küçük bir değişimin olması durumunda dünyanın dengesi bozulabilir. Bir karınca büyüklüğündeki termitler, yüksekliği 7 metreyi bulan dev yuvalar yaparlar. Mühendisler termit yuvalarını örnek alarak akıllı binalar inşa etmektedirler. zımpara gibidir. üzerinde onlarca küçük odacık vardır ve su içme sırasında bu odacıklar su havuzlarına dönüşür. Bu sevimli canlılar insanlarda olduğu gibi vücut ısılarını düzenlemek için terlemezler, çünkü vücutlarında ter bezleri yoktur. Isı ayarını solunum sistemleriyle yaparlar. Milimetrenin 100 de biri büyüklüğünde olan hücrelerimiz içindeki "mitokondri" isimli enerji santrali, bir petrol rafinerisinden ya da bir hidroelektrik santralinden daha komplekstir. Allah'ın yaratma sanatındaki detaylar mükemmeldir. ağırlığı birkaç gramdan, en fazla 20 grama kadar gelmektedir. Bu küçük yapılarına rağmen dünyanın havada asılı kalma konusunda en yetenekli canlılarıdır. 1/1000 derecelik ısı farkını bile tespit edecek hassasiyetle yaratılmıştır. Gün boyunca ortalama 1.5 lt., spor yaptığınız günlerde ise 2 lt., su tüketilmelisiniz. Su içmek de metabolizmayı canlı tutar, kilo vermenize yardım eder ve sizi hastalıklardan korur. hücrelere besin ve oksijen taşır atıkları uzaklaştırır. böbreklerin toksik maddelerden temizlenmesine yardımcı olur. sıcak havalarda vücudu serin tutar ve soğuk havalarda vücut izolasyonu sağlar. tam 30.000 tane mikro gözü vardır. Her göz ayrı bir noktayı görür. Allah kusursuzca var edendir. Tek bir yaprağın sadece 1 milimetre karesine 500 bin adet klorofil yerleştirilmişti. Allah her şeyi bir ölçü ile yaratandır. Dünyanın en hızlı bilgisayarlarından biri saniyede 16 milyar aritmetik işlem yapabilir. Bal arısı ise aynı sürede daha az enerji harcayarak 10 trilyonluk işlem yapma kapasitesine sahiptir. Diğer kuşlardan farklı bir uçuş tarzına sahiptir. Kanatlarını "8" şeklinde hareketle titreştirirler. Bu titreşim, hem aşağı hem de yukarı hareket sırasında kaldırma kuvveti oluşturur. Allah tüm canlıları örnek edinmeksizin yaratandır. pasif bir dinlenme hali değildir. Uyku esnasında gün boyunca zihni meşgul eden aktiviteler, gerginlikler ve hafızaya alınan bilgiler adeta bir bilgisayarın belleğinin ayıklanması gibi ayıklanır. Allah, bizi bizden daha iyi bilendir. Bize şah damarından yakındır. Hayvanlar aleminde yavruların bakımına anneler kadar babalar da görev üstlenir. Örneğin Emu ve Rheas gibi uçamayan büyük devekuşları arasında yuvayı kuran ve yavruları besleyen erkektir. Köpek balıkları üzerinde taramalı elektron mikroskobuyla yapılan incelemelerde, balığın derisinin şeritler içerdiği görülmüştür. Şeritler, dikey su girdapları oluşturarak suyu balığın vücuduna daha çok yapıştırır ve suyun yüzmeye karşı direncini azaltır. Böbreklerdeki mikro süzgeçlerde dakikada 125 cc. sıvı süzülür. Bu da günde 180 litre, bir başka deyişle yaklaşık olarak dört arabanın yakıt deposunu doldurmaya yetecek kadar sıvının süzülmesi demektir.