Sayın Adnan Oktar'ın 22 Eylül 2017 tarihli sohbetinden önemli başlıklar
Görgü eksikliği ve sevgisizlik olduğunda farklı düşünceye saygı duyulmuyor. Katı ve sevgisiz hiçbir insanla muhatap olmamak lazım. Sevgi dolu, makul, tutarlı, konuşulabilen insanlarla görüşmek gerekir.
Çocuğun asıl ihtiyacı sevgi, şefkat, Allah sevgisi, merhamettir. Okullarda çocuklara derelerin isimleri, geçmişte yaşamış komutanların doğum tarihini ölüm tarihini ezberletiyorlar, ama şefkatin, kaliteli olmanın, nezaketin, görgünün, kültürün, sevginin önemini neredeyse hiç anlatmıyorlar. Çocuklara o dersleri neden aldıklarını anlatmak lazım. Kültürlü olmalarının onlara ne kazandıracağını, ne kadar sevilecek hale geleceklerini anlatsalar çocuklar okula koşarak giderler.
Çocuklar okula gittiklerinde eğitimin amacı ne bilmiyorlar. Halbuki amacın onlara anlatılması lazım. Bu eğitim sayesinde görgülü kaliteli olacaksınız, görgülü kaliteli insanları insanlar sever, daha çok sevileceksiniz denilmeli. Tahta sıralarda, sabahtan akşama kadar havasız ortamda, ezbere dayalı eğitim olmamalı. Ev ortamında, rahat koltuklarda, rahat kıyafetlerle, filmlerle şarkılarla çocuklara eğitim verilse okulu çok severler.
Çocuklar okula neden gittiklerini bilmedikleri için sıkılıyorlar. Derslerin mutlaka filmlerle olması, çocukların rahat koltuklarda oturması, istedikleri gibi giyinip gelmeleri gerekir. Çocuk okula gittiğinde muhteşem bir görgü ve kalite kazanacağını, genel kültürünün artacağını, çok sevilecek bir insan haline geleceğini bilmeli.
Kuran Müslümanlığı’na deccaliyet diş geçiremez. Kuran Müslümanlığı yaşandığında deccaliyetin sonu gelmiş demektir. Çünkü Kuran Müslümanlığında sanatın, kalitenin, görgünün, zevkin, nezaketin, neşenin ve her şeyin en güzeli hakimdir. Kuran Müslümanlığı kesin bir zafer ve üstünlük demektir.
Müslüman kalitesini, sanat zevkini, neşesini hayatıyla gösterir. Kaliteden bahsedip görgüden uzak, sanat bilmeyen bir hayat İslam değildir. İslam’ın en iyi şekilde anlatılması yaşanarak gösterilmesidir.