MÜMİNLERİN MUTLAK VELİSİ ALLAH’TIR
Şeytanın üslubu züppe ve ahmakça. “Ben secde etmem” diyor, ağırına gittiği için. İTAAT İNSANLARIN EN AĞIRINA GİDEN ŞEYDİR. SECDE ETMEK ÇOK AĞIRLARINA GİDER. Ayakta durmayı kabul eder, rukü yarı yarıya, fakat secde çok ağırlarına gider. Şeytanın çok ağırına gitmiştir.
İnsana benzeyen, ruh sahibi olmayan çok fazla canlı vardır. RUH VERİLMİŞ BEDENE BİZ İNSAN DİYORUZ. Önemli olan ruh sahibi olmaktır.
Üzüntü ve sıkıntı, -Haşa- “olayları ben meydana getiriyorum” anlamına gelir. “Ben de bundan sıkılıyorum” demek olur. İşte o zaman şirk koşuyorsun. HÜZNÜN VE SIKINTININ KÖKENİNDE ŞİRK VARDIR. İnsanları şirk koşuyordur, Allah’ın tecellisi olarak görmüyordur. HER ŞEYİ VE TÜM GÖRÜNTÜYÜ ALLAH’IN YARATTIĞINI BİLDİĞİNDE, KİME VE NEYE ÜZÜLEBİLİRSİN O ZAMAN?
Mutsuz yaşamak anormaldir, mutlu olması lazım insanların. Allah bizim iyi ve mutlu olmamızı ister.
İnsan, samimi olmayı unuttuğunda üzerine bir ağırlık ve sıkıntı çöker, konuşamaz hale gelir. Samimiyet Allah’a kendini tam bırakmanın adıdır.
Bazen insan, en yakının ismini bile çıkaramaz. Allah o bilgiyi ona vermez. Allah gücünü gösterir. Nutku veren Allah’tır. Ayette, “ALLAH DİLEMEDİKÇE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ” deniyor. Önce Allah diliyor. Kalemi verir misin dediğimizde, kalemi istediğimizi önce ALLAH BİZE SÖYLEYECEK SONRA BİZ İSTEYEBİLECEĞİZ. İNSAN ALLAH’IN KARŞISINDA, ACİZ VE ZAVALLI BİR VARLIKTIR. Bunu bilerek hareket edecek.