Allah kalplerinde hastalık olanları Kuran'da bizlere tanıtmaktadır
İngiliz derin devletinin ortaya koyduğu ahlak sisteminde şımarıklık, züppelik, kibir ana unsurlardır.
Şımarma görgü eksikliğinden ve cehaletten kaynaklanır. Görgüsü, bilgisi arttıkça kişi şımarmanın küçük düşürücü olduğunu anlar.
Kaliteli bir insan övüldüğünde şımarmaz. Ama insanların bir bölümü dengesiz oluyor, sıradan bir insanken övüldüğünde ahlakları bozuluyor. Övüldüğünde şımarıp kontrolden çıkmak bir nevi akıl hastalığıdır ve kişilik bozukluğudur. Sevgi dolu, Allah'tan korkan Allah'ı seven bir insan her zaman dengelidir, övüldüğünde asla şımarmaz.
Hastalık özel yaratılır. Sağlık sıhhat de hastalık da Allah'ın sanatıdır. Hastalık karşısında mümin tevekküllüdür. Hastalık insanın büyüklenme hırsını, şımarıklığını ve dünyaya kapılıp Allah'ı unutma tehlikesini ortadan kaldırır. Hastalık Allah'ın ledün sanatı içinde bir güzelliktir, cennete vesile olur.
Şımarma, azıtma ve insanlara gösteriş yapma iç içedir. Gariban insanlara poz yapıyor. Sen de garibansın, insanlar da gariban. Ölüp gideceksin. Aklını başına al. Etten kemikten oluşmuşsun nihayet. Elbise giysen ne olur? Bilgisayarın olsa ne olur? Telefonun olsa ne olur? Et kemik olduğun için ölüyorsun, mezarın altına koyuyorlar, paramparça olup çürüyeceksin. Niye şımarırsın? Niye azıtırsın? Niye gösteriş yaparsın?