| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Şafak, 14 Ağustos 2010
Zaman, 13 Ağustos 2010
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Yeni Şafak, 14 Ağustos 2010
Zaman, 13 Ağustos 2010
| ||
Abdullah Gül, 14 Ağustos 2010 tarihinde Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleşen iftar yemeğinde 56 ilden 261 şehit yakını ve gazi ile bir araya gelmiştir.
Abdullah Gül'e göre şehitlerine ve gazilerine sahip çıkmayan bir milletten iş gelmez ve o milletin geleceğinde iş yoktur. Bu nedenle şehitlere ve gazilere daima sahip çıkılması ve onların baş tacı edilmesi gerekmektedir.
Adnan Oktar, şehitliği iftihar edilecek bir güzellik, bir şeref ve bir nimet olarak tanımlamıştır. Şehit ailelerinin iyi korunup kollanması gerektiğini belirtmiştir.
Şehit ailelerine karşı sevgi, ilgi, alaka, yardım ve koruyup kollama çok güçlü olmalıdır. Gösterilen hürmet, nezaket ve saygıda ciddi bir fark oluşmasına özen gösterilmesi gerekmektedir.
Şehit çocuklarının okul masraflarının karşılanması, durumları müsait dahi olsa çok güzel bir jest olarak önerilmektedir. Onlara karşı özel bir özen gösterilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Şehit anneleri ve babaları bir mahalleye bereket, ihtişam, nur ve güzellik getirirler. Onlar, onur vesilesidir ve şeref konuğu olarak ağırlanmaları gereken kişilerdir.