| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 10 Kasım 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 10 Kasım 2011
| ||
Ahlaklı ve kültürlü bir millet, sorunları barışçıl yollarla çözme eğilimindedir ve yıkıcı silahlara başvurmak yerine diplomasiyi ve anlayışı tercih eder. Bu tür milletler, insan hayatına ve çevreye saygı duyar, bu yüzden kitle imha silahlarına ihtiyaç duymazlar.
İslam'a göre atom bombası kullanmak haramdır çünkü bu tür bir silah, haklıyı haksızı ayırt etmeksizin sivil halkı, çocukları, kadınları ve masumları öldürür. İslam, savaşta bile masumların korunmasını emreder ve ayrım gözetmeksizin yıkım saçan eylemleri yasaklar.
İran'ın nükleer programına yönelik suçlamalar genellikle atom bombası üretme niyeti taşıdığı iddiaları etrafında dönmektedir. Ancak İran, nükleer enerji faaliyetlerinin yalnızca barışçıl amaçlar için olduğunu, enerji üretimi ve tıbbi uygulamaları hedeflediğini belirtmektedir.
Dindar bir devletin, inançları gereği atom bombası gibi yıkıcı ve masumları ayırt etmeyen bir silahı kullanması beklenmez. İslam ahlakı, canın korunmasına büyük önem verir ve bu tür bir silahın kullanımını dini ve ahlaki açıdan caiz görmez.
Nükleer enerji, elektrik üretimi gibi barışçıl amaçlarla kullanılabilir. Uranyumun zenginleştirilmesiyle elde edilen işlenmiş uranyum, enerji santrallerinde yakıt olarak veya tıp alanında radyoterapi gibi uygulamalarda değerlendirilebilir.