Cumhurbaşkanı Gül'den Kürt liderlere mesaj: Irak'ın istikrarı Türkiye ile işbirliğinden geçer
585
Bu makale, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Irak'ın istikrarının Türkiye ile işbirliğinden geçtiği yönündeki mesajını ve Irak Başbakanı Maliki'nin bölgesel işbirliği çağrılarını ele almaktadır. Ayrıca, Adnan Oktar'ın bölge ülkelerinin Türkiye'nin "ağabeyliğini" ve Osmanlı mirasının devamı niteliğindeki liderliğini arzuladığına dair değerlendirmelerine yer verilmektedir. Makale, Türkiye'nin bölgedeki insani, ahlaki ve imani rolünü vurgulamaktadır.
Irak'ın istikrarı ve güvenliği Türkiye ile dostluk ve işbirliğine bağlıdır.
Bölgesel sorunlar kavga ile değil, anlaşma, diyalog ve işbirliği ile çözülmelidir.
Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve Suriye gibi ülkeler Türkiye'ye yakınlaşmaktadır.
Bölge ülkeleri, Türkiye'nin liderlik rolünü ve "ağabeylik" yapmasını talep etmektedir.
Türkiye'nin bölgedeki liderliği, insani, ahlaki ve imani bir görev olarak görülmektedir.
Türkiye, Osmanlı'dan gelen bir mirasın devamı olarak bu görevi üstlenmeye taliptir.
Irak'ın istikrarı için Türkiye ile işbirliğinin önemi nedir?+
Dönemin Cumhurbaşkanı Gül'e göre, Irak'ın istikrarı, güvenliği ve zenginliği, Türkiye ile dost olmasından ve işbirliğinden geçmektedir. Bu işbirliği bölgesel sorunların çözümünde kilit bir rol oynamaktadır.
Bölgesel sorunlar nasıl çözülmelidir?+
Irak Başbakanı Maliki'nin ifadelerine göre, bölgesel sorunlar kavgayla, gürültüyle veya silahla değil, anlaşmayla, diyalogla ve işbirliğiyle çözülmelidir. Bu yaklaşım, yeni kapılar açarak işbirliğini teşvik etmeyi amaçlamaktadır.
Türkiye'nin bölgedeki "ağabeylik" rolü neden önemlidir?+
Adnan Oktar'a göre, Amerika, Avrupa ve Rusya'nın bölgedeki boşluğu dolduramaması nedeniyle Türkiye'nin liderliği hayati hale gelmiştir. Bölge ülkeleri, Türkiye'nin insani, ahlaki ve imani bir görev olarak bu rolü üstlenmesini beklemektedir.
Osmanlı mirasının Türkiye'nin bölgedeki rolüne etkisi nedir?+
Türkiye'nin bölgedeki liderlik rolü, Osmanlı'dan gelen bir mirasın devamı olarak görülmektedir. Bu tarihi miras, Türkiye'nin bölgedeki ülkelerle olan derin bağlarını ve sorumluluklarını pekiştirmektedir.
Hangi ülkeler Türkiye ile birleşme veya yakınlaşma isteği taşımaktadır?+
Makalede belirtildiği üzere, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan gibi ülkeler Türkiye'ye net bir yaklaşım sergilemektedir. Ayrıca Suriye'nin alenen Türkiye ile birleşmeyi istediği ve Irak'ın Türkiye'nin "ağabeyliği" durumunda istikrara kavuşacağı ifade edilmektedir.
Adnan Oktar: Mesela, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan’ın Türkiye’ye son zamanlardaki yaklaşımı çok net, çok sarih. İsrail diyor ki, siz diyor 10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler. Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur.Bunu hepsi görüyor. Filistinlilerden gelen heyetler Türkiye ye gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Buda zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlıdan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah.
Milliyet Gazetesi, 12 Ekim 2008
Gül, Kuzey Irak'taki liderlere de, Irak'ın istikrarı, güvenliği ve zenginliği, Türkiye ile dost olmasından ve işbirliğinden geçer" diye seslendi.
Star Gazetesi, 11 Temmuz 2008
Bölgesel ekonomik gücün lideri
Irak Başbakanı Maliki "Stratejik bir komşunun ve bölgesel ekonomik gücün liderini Bağdat'ta görmekten mutluluk duyduğunu" ifade ederek şunları söyledi: " Bu, tarihi bir ziyaret bölge ülkelerine önemli bir mesaj. Artık işbirliği yapılmalı, yeni kapılar açılmalıdır. Bu ziyaret, sorunların kavgayla, gürültüyle, silahla değil, anlaşmayla, diyalogla, işbirliğiyle çözüleceğinin bir göstergesidir."