Ahir zamanda Deccaliyet'in en büyük temsilcilerinden biri Darwin olmuştur. Darwin, yüzyılın en büyük aldatmacasını tüm dünyaya yaymıştır. Bütün dünya bu kitle aldatmacasının esiri olmuştur. Yüzbinlerce insan, yüzbinlerce üniversite profesörü, yüzbinlerce akademi üyesi bu safsataya kanmıştır. Bu safsatatüm dünyanın büyük devletlerinin üniversitelerini fikri esaret altına almıştır. Dünyayı Allah’ın yaratması ile açıklamak istemeyen kişiler, inanılması en zor olan fakat anlatımı en basit olan yönteme, evrim teorisine başvurmuşlardır. “Dünyada ilk başta çamurlu sular vardı” demişler, tesadüfler sonucu çamurlu suyun içinde proteinlerin ön maddesinin oluştuğunu iddia etmişlerdir. Bunların tümünün tesadüfen birleştiğini, tesadüfen oluşması imkansız olan proteinleri meydana getirdiklerini söylemişlerdir. Ardından “proteinler birleşti, hücre oluştu, hücre canlandı ve çoğaldı, kol ve bacak ortaya çıktı, oradan göz ve kulak oluştu” demişlerdir. Sonra “göz tesadüfen görmeye, kulak tesadüfen duymaya başladı” demişlerdir. Ardından oluşan parmakların tesadüfen hissetmeye, burnun tesadüfen koku almaya, dilin de tesadüfen tat almaya başladığını iddia etmişlerdir. Ve bu yalanı yıllarca sürdürüp şaşırtıcı şekilde insanları bu safsataya inandırmışlardır. Darwinizm ahir zamanda yerle bir olacağı kaderde belli olan batıl bir inançtır
Özet
Bu makalede, ahir zamanda dünya üzerindeki iki negatif gücün mücadelesi ele alınmaktadır. Özellikle Darwinizm'in, Hz. Mehdi'nin zuhuru için yaratılan "Deccal" güçlerinin temelini oluşturduğu ve bu batıl inancın Allah tarafından özel olarak yok edileceği vurgulanmaktadır. Makale, Darwinizm'in bilimsel temelsizliğini ve insanlığı aldatma yöntemlerini ortaya koymaktadır.
Önemli Noktalar
- Allah, dünyayı tarih boyunca hak ile batılın mücadelesi üzerine kurmuştur.
- Ahir zamanda Hz. Mehdi'nin zuhuru için Deccal'in temsilcisi olarak Darwinizm özel olarak yaratılmıştır.
- Darwinizm, tesadüflere dayalı bir yaratılış iddiasıyla insanlığı aldatan batıl bir inançtır.
- Darwinizm, Marks, Lenin ve Hitler gibi kan dökücü diktatörlerin ideolojik temelini oluşturmuştur.
- Hz. Mehdi'nin tek bir nefesiyle Darwinizm gibi deccali fikir sistemlerinin yok olacağı hadislerde belirtilmiştir.
- Bilimsel bulgular, fosil kayıtları ve protein oluşumu gibi gerçekler Darwinizm'i çürütmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ahir zamanda hak ile batılın mücadelesinde Darwinizm'in rolü nedir?
Ahir zamanda Darwinizm, Deccal güçlerinin temelini oluşturan ve insanları Allah'ın yolundan uzaklaştıran en büyük aldatmacalardan biri olarak kabul edilir. Bu batıl inanç, materyalist ve ateist düşüncelerin yayılmasında kilit bir rol oynamıştır.
Darwinizm'in temel iddiaları neden bilimsel olarak çürüktür?
Darwinizm'in temel iddiaları, proteinlerin tesadüfen oluşamayacağının bilimsel kanıtlarıyla, ara fosil kayıtlarının yokluğuyla ve iddia edilen ara formların aslında mükemmel canlılar olduğunun ortaya çıkmasıyla çürümektedir. Ayrıca, evrime delil gösterilen kafataslarının sahte olduğu da belirtilmektedir.
Hz. Mehdi'nin zuhuru ile Darwinizm arasında nasıl bir ilişki vardır?
Hz. Mehdi'nin zuhuru, ahir zamanda yayılan inkar ve dinsizliğin, özellikle de Darwinizm'in oluşturduğu dejenere ortamın bir neticesidir. Hz. Mehdi'nin görevi, bu batıl fikir sistemlerini ortadan kaldırarak İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılmaktır.
Darwinizm hangi ideolojik akımların temelini oluşturmuştur?
Darwinizm, Marks, Lenin, Stalin, Mao, Hitler ve Mussolini gibi kitleleri katleden komünist ve faşist diktatörlerin ideolojik temelini oluşturmuştur. Bu ideolojiler, Darwinizm'in ateist ve materyalist dünya görüşünden beslenerek zulüm ve şiddeti meşrulaştırmıştır.
Kur'an'da batılın hak karşısındaki durumu nasıl açıklanır?
Kur'an'da batılın hak karşısındaki durumu, Allah'ın hakkı batılın üzerine fırlatması ve batılın beynini darmadağın etmesiyle açıklanır. Bu, batılın yok olup gideceği ve hakkın üstün geleceği gerçeğini vurgular.
Ahir zamanda Deccaliyet'in en büyük temsilcilerinden biri Darwin olmuştur. Darwin, yüzyılın en büyük aldatmacasını tüm dünyaya yaymıştır. Bütün dünya bu kitle aldatmacasının esiri olmuştur. Yüzbinlerce insan, yüzbinlerce üniversite profesörü, yüzbinlerce akademi üyesi bu safsataya kanmıştır. Bu safsatatüm dünyanın büyük devletlerinin üniversitelerini fikri esaret altına almıştır. Dünyayı Allah’ın yaratması ile açıklamak istemeyen kişiler, inanılması en zor olan fakat anlatımı en basit olan yönteme, evrim teorisine başvurmuşlardır. “Dünyada ilk başta çamurlu sular vardı” demişler, tesadüfler sonucu çamurlu suyun içinde proteinlerin ön maddesinin oluştuğunu iddia etmişlerdir. Bunların tümünün tesadüfen birleştiğini, tesadüfen oluşması imkansız olan proteinleri meydana getirdiklerini söylemişlerdir. Ardından “proteinler birleşti, hücre oluştu, hücre canlandı ve çoğaldı, kol ve bacak ortaya çıktı, oradan göz ve kulak oluştu” demişlerdir. Sonra “göz tesadüfen görmeye, kulak tesadüfen duymaya başladı” demişlerdir. Ardından oluşan parmakların tesadüfen hissetmeye, burnun tesadüfen koku almaya, dilin de tesadüfen tat almaya başladığını iddia etmişlerdir. Ve bu yalanı yıllarca sürdürüp şaşırtıcı şekilde insanları bu safsataya inandırmışlardır. 

