| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 11 Mart 2016, Milliyet
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 11 Mart 2016, Milliyet
| ||
Sosyal medyadaki üslup bozukluğu, seviye kaybının artması durumunda üstesinden gelinemeyecek düşmanlıklara ortam açabilir. Bu durum, toplumsal ilişkilerde gerilimi artırarak birliği zedeleyebilir.
Sosyal medyanın ahlaki kullanımı için yasal bir düzenlemenin şart olduğu belirtilmektedir. Ayrıca, sevgi, merhamet ve şefkat gibi değerlerin filmler ve medya aracılığıyla yoğun olarak işlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Adnan Oktar'a göre genç nesil, sosyal medyada bir cümleyi okuyup düşünmeden tepki göstermekte, hiçbir filmi iki dakikadan uzun süre seyretmemekte ve her şeyden sıkılmaktadır. Kimliklerini gizledikleri için içlerindeki öfkeyi kolayca dışa vurabilmektedirler.
Sevgi, Allah'ın temel vasfı ve dünyanın anlamıdır. Nefretin aksine, insanı bedenen ve ruhen çökertmeyen, toplumu ve ekonomiyi olumlu yönde etkileyen büyük bir nimettir. Bu nedenle sevginin yaygınlaştırılması hayati önem taşımaktadır.
Sosyal medyadaki nefret söylemi, insanların kimliklerini gizleyerek içlerindeki öfkeyi dökebilecekleri bir ortam bulmalarıyla açıklanmaktadır. Bu durum, sevgi sözlerinin oranının yüzde bir seviyelerine düşmesine yol açarak deccalin insanları acımasızca talan ettiğini göstermektedir.