| “… Ebu Abdullah (İmam Cafer-i Sadık) dedi ki:” Ey Hişam, kaç duyun var? Dedi ki “Beş duyum var.” Buyurdu ki :“Bunlardan hangisi daha küçüktür?” Dedi ki: “Görme duyusu.” Buyurdu ki: “Peki görme duyusunun çapı ne kadardır?” Dedi ki: "Bir mercimek kadar veya ondan daha küçüktür." Buyurdu ki :”Ey Hişam! Ön tarafına ve üst tarafına bak ve bana ne gördüğünü bana anlat.” Dedi ki:” Göğü, yeri, evler, saraylar, kara parçaları, dağlar ve nehirler görüyorum.” Dedi ki : “ Senin gördüğün bunca varlıkları bir mercimeğin veya ondan daha küçük bir şeyin içine girdirmeye güç yetiren Allah, dünyayı küçültmeden ve yumurtayı da büyültmeden bütün bir dünyayı yumurtanın içine sokabilir.” Hişam derhal İmam’a sarıldı; ellerini, başını ve ayaklarını öpmeye başladı ve şöyle dedi: “Bu kadarı bana yeter ey Resulullah (s.a.a)’ ın oğlu!”(Usul-i Kafi, El Kuleyni, Sayfa 104-105) |
Ehl-i Beyt imamlarından İmam Caferi Sadık Hazretleri Hayal vehim ilmini şöyle anlatmıştır
Özet
Ehl-i Beyt imamlarından İmam Cafer-i Sadık Hazretleri'nin "maddenin ardındaki sır" temasını işlediği bu metin, beş duyu organımızın sınırlı algısıyla evrenin büyüklüğünü kavramamızdaki çelişkiyi ele almaktadır. İmam, görme duyusunun küçüklüğüne rağmen algılanan dünyanın enginliğini vurgulayarak, Allah'ın yaratma kudretini ve algıların gerçeklik üzerindeki etkisini açıklamaktadır.
Önemli Noktalar
- İmam Cafer-i Sadık, beş duyu organının algı kapasitesini sorgulamıştır.
- Görme duyusunun fiziksel küçüklüğüne rağmen algılanan dünya çok geniştir.
- Allah'ın kudretiyle bütün bir dünya, küçültülmeden yumurtanın içine sığdırılabilir.
- Bu durum, algıların sınırlılığını ve Allah'ın yaratma sanatının büyüklüğünü gösterir.
- Makale, maddenin ardındaki sır ve algıların doğası üzerine tefekkür etmeye yönlendirir.
Sıkça Sorulan Sorular
İmam Cafer-i Sadık'a göre beş duyu içinde en küçüğü hangisidir?
İmam Cafer-i Sadık'a göre beş duyu içinde en küçüğü görme duyusudur. Bu, İmam ve Hişam arasındaki diyalogda açıkça belirtilmiştir.
Görme duyusunun fiziksel çapı ne kadardır?
Görme duyusunun fiziksel çapı bir mercimek kadar veya ondan daha küçük olarak ifade edilmektedir. Bu küçüklüğe rağmen algılanan âlemin büyüklüğü dikkat çekicidir.
İmam Cafer-i Sadık, Allah'ın yaratma gücünü nasıl örneklemiştir?
İmam Cafer-i Sadık, Allah'ın yaratma gücünü, bir mercimek kadar küçük olan görme duyusunun algıladığı tüm dünyayı, dünyayı küçültmeden bir yumurtanın içine sığdırabilme benzetmesiyle örneklemiştir. Bu, Allah'ın sonsuz kudretini ve algıların sınırlılığını vurgular.
Bu anlatı, algıladığımız madde ve evren hakkında ne düşündürmelidir?
Bu anlatı, algıladığımız madde ve evrenin gerçekliği hakkında derinlemesine düşünmeye sevk eder. Duyularımızın sınırlı kapasitesiyle algıladığımız şeylerin, Allah'ın sonsuz yaratma kudreti karşısında ne kadar küçük kaldığını gösterir.
İmam Cafer-i Sadık'ın bu açıklaması ne gibi bir manevi ders içermektedir?
İmam Cafer-i Sadık'ın bu açıklaması, Allah'ın üstün yaratma sanatını ve kudretini idrak etme, aynı zamanda kendi algılarımızın sınırlılıklarını anlama gibi önemli bir manevi ders içermektedir. Bu, insanı Allah'a karşı daha derin bir saygı ve teslimiyete yönlendirir.


