| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Bugün, 3 Eylül 2009 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Bugün, 3 Eylül 2009 ![]()
| ||
Türkiye ile Ermenistan arasındaki siyasi yakınlaşma, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirebilir. Başlangıçta küçük miktarlarla başlayacak ticaretin milyar dolarlara ulaşabileceği öngörülmektedir.
Türkiye-Ermenistan İş Konseyi'nin kurulması, iki ülke arasındaki ticaretin katlanarak artmasına katkı sağlayacaktır. Bu konsey, ticari ilişkilerin daha düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini destekleyecektir.
Sınırların açılması Ermenistan için ekonomik yönden güçlenme ve sıkıntılardan kurtulma fırsatı anlamına gelmektedir. Bu durum, Ermeni gençlerin Türkiye'de eğitim görmesi ve çalışması gibi sosyal faydalar da sunabilir.
Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasından sadece bu iki ülke değil, Gürcistan ve Azerbaycan gibi bölge ülkeleri de kârlı çıkacaktır. Bu durum, bölgesel bir ittifakın oluşmasına ve genel bir gelişmeye zemin hazırlayabilir.
Adnan Oktar, Ermenileri "milleti sadıka" olarak tanımlamakta ve onları Allah'ın bir emaneti olarak görmektedir. Onların tecrit olmasını istemediğini belirterek, sınırların açılması ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.