| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habertürk, 12 Ekim 2009 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habertürk, 12 Ekim 2009 ![]()
| ||
Türkler ve Ermeniler, ezelden beri yan yana, kapı komşuları olarak yaşamış, evleri, çocukları ve kültürleri iç içe geçmiştir. Eski nesiller, bu iki halk arasında büyük bir ayrım olmadığını belirtmektedir.
İlişkilerdeki bozulmanın temel nedeni olarak Darwinizm, romantik milliyetçilik ve komünist düşünce çağının başlaması gösterilmektedir. Bu ideolojilerin azgınlık ve ırkçılığı tetiklediği ifade edilmektedir.
Mason teşkilatının dünyayı örümcek ağı gibi sardığı ve Darwinizm'i halkın içine işlettiği iddia edilmektedir. Bu yapılanmaların Türkleri Ermeni kardeşlerinden ayırarak mevcut güzelliği mahrum ettiği belirtilmektedir.
Yaratılış Atlası'nın dünya çapında, özellikle Fransa, Avrupa ve Amerika'da Darwinizm'i yerle bir ettiği ve nefes alamaz hale getirdiği ifade edilmektedir. Bu eserin, evrim teorisini bilimsel olarak çürüttüğü vurgulanmaktadır.
Osmanlı döneminde Ermenilerin ruhu temiz, sevecen ve sanatçı insanlar olduğu belirtilmektedir. Güvenilir bir tebaa olarak kabul edilmişler, Ermeni paşalar, siyasetçiler, doktorlar ve sanatçılar bu dönemde önemli roller üstlenmişlerdir.