| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 27 Aralık 2008 ![]() ![]() Milliyet, 27 Aralık 2008
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 27 Aralık 2008 ![]() ![]() Milliyet, 27 Aralık 2008
| ||
Ekonomik krizler nedeniyle borçlarını ödeyemeyen insanların zor durumda kalması, icra dairelerinin kapasitesini aşması ve toplumsal vicdanın hassasiyeti nedeniyle hacizlerin askıya alınması önerilmektedir.
Adnan Oktar'a göre, borçlulara karşı merhametli ve affedici bir tutum sergilenmelidir. Borcunu ödeyemeyen fakir ve fukara kardeşlere yardımcı olmak, hatta Allah rızası için borcu helal etmek, yüksek bir ahlak gerektiren bir davranıştır.
Haciz işlemleri, borçlunun kapısına dayanıp eşyalarına el koymanın, kardeşlik hukuku ve merhamet anlayışıyla bağdaşmadığı için vicdani olarak doğru bulunmamaktadır. Kişinin zor durumda kalmasına rağmen affetmek yerine zorla alım yoluna gidilmesi eleştirilmektedir.
Ekonomik ilişkilerde ahlak, sadece maddi kazanç peşinde koşmak yerine, kardeşliği korumayı, fakire fukaraya acımayı ve onlara yardımcı olmayı gerektirir. Yüksek ahlak, affediciliği ve paylaşmayı teşvik ederken, materyalist yaklaşımların önüne geçmektedir.
Borçlunun Allah rızası için affedilmesi, affedene bereket getireceğine inanılır. Bu durum, maddi kazancın ötesinde manevi bir karşılık ve huzur sağlar. Affedicilik, toplumsal dayanışmayı ve kardeşliği pekiştiren bir değerdir.