| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Vatan, 6 Kasım 2009 ![]() Türkiye, 6 Kasım 2009 ![]() Türkiye, 6 Kasım 2009 ![]() Yenişafak, 7 Kasım 2009 ![]() | |


| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Vatan, 6 Kasım 2009 ![]() Türkiye, 6 Kasım 2009 ![]() Türkiye, 6 Kasım 2009 ![]() Yenişafak, 7 Kasım 2009 ![]() | |
Makalede, sevgisizlik, kavgaya açıklık, şüphecilik ve birbirine karşı "oh olsun" deme ruhunun toplumsal ayrışmayı tetiklediği belirtilmektedir. Özellikle Alevi-Sünni ayrımı gibi mezhepsel farklılıkların gereksiz kin ve öfkeye yol açtığı vurgulanmaktadır.
İnanç farklılıkları, toplumsal birliği bozmamalıdır. Allah'ın insanları farklı yarattığı ve hidayeti dileyene verdiği belirtilerek, ateistlerin dahi kardeş olarak görülmesi ve onlara karşı düşmanlık beslenmemesi gerektiği ifade edilmektedir. Herkesin birinci sınıf insan ve vatandaş olduğu vurgulanmaktadır.
İslam'da kardeşlik kavramı, tüm insanları kapsayacak şekilde geniş yorumlanmaktadır. Mezhep, siyasi görüş veya inanç fark etmeksizin herkesin birbiriyle kardeş olduğu, sevgi ve dostluk bağlarıyla kenetlenmesi gerektiği makalede güçlü bir şekilde dile getirilmektedir. Allah'ın bir, kitabın bir, peygamberin bir olması bu kardeşliğin temelini oluşturur.
Makalede toplumsal barış için sevgi, dostluk, kardeşlik, hoşgörü ve fedakarlık gibi Kur'anî değerler öne çıkarılmaktadır. Kin ve nefrete yer verilmemesi, insanların birbirine karşı iyi niyetli olması ve samimi bir çaba göstermesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Toplumsal kutuplaşmayı azaltmak için insanlar arasında sevgi ve dostluk bağları güçlendirilmelidir. Sağcı, solcu, Alevi, Sünni gibi ayrımların anlamsız olduğu, herkesin kardeş olduğu ve inanç farklılıklarının düşmanlık sebebi olmaması gerektiği bilinci yaygınlaştırılmalıdır. Samimiyet, gayret ve fedakarlık bu süreçte önem taşır.