



Celal Şengör, yaşamın oksijensiz ortamda solunum yapan anaerobik bakterilerle başladığını ve oksijenin zamanla yeryüzünde var olarak oksijenli solunum yapan bakterileri ortaya çıkardığını iddia etmiştir. Bu iddia, ilkel atmosferde oksijenin var olmadığı görüşünü desteklemektedir.
Darwinistler, ilkel ortamda oluştuğunu iddia ettikleri aminoasitlerin oksijen varlığında hemen yakılıp yok olacağını bilmektedirler. Bu nedenle, hayatın başlangıcı konusundaki iddialarının geçerli olabilmesi için oksijensiz bir ilkel atmosfer senaryosu öne sürerler.
3.5 milyar yıl öncesine ait jeolojik kazılarda bulunan taşlar üzerinde okside olmuş demir ve uranyum birikintilerine rastlanmıştır. Bu bulgular, Darwinistlerin iddia ettiğinden çok daha fazla oksijenin o dönemde var olduğunu göstermektedir.
Yapılan araştırmalar, erken Dünya yüzeyine Darwinist tahminlerden 10 bin kat daha fazla ultraviyole ışını ulaştığını göstermektedir. Bu yoğun ultraviyolenin, atmosferdeki su buharı ve karbondioksiti ayrıştırarak mutlaka oksijen açığa çıkarmış olması gerekmektedir.
Eğer ilkel atmosferde oksijen olmasaydı, ozon tabakası da oluşmazdı. Ozon tabakası olmadan, yoğun morötesi ışınlara maruz kalacak olan Dünya üzerinde herhangi bir organik molekülün yaşayamayacağı açıktır. Bu durum, hayatın başlangıcı için kritik bir faktördür.
İlkel dünyada oksijenin var olması, oluşacak aminoasitleri hemen yok ederdi. Oksijenin olmaması ise ozon tabakasının yokluğuna ve morötesi ışınların organik molekülleri imha etmesine yol açardı. Her iki senaryo da aminoasitlerin hayatta kalması için yıkıcı bir ortam oluşturarak Darwinistlerin hayatın başlangıcıyla ilgili tüm iddialarını ortadan kaldırmaktadır.