| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Radikal, 26 Şubat 2009 ![]()
Sabah, 26 Şubat 2009 ![]() | ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Radikal, 26 Şubat 2009 ![]()
Sabah, 26 Şubat 2009 ![]() | ||
Türkiye'nin Orta Doğu'daki arabuluculuk rolü, bölgedeki anlaşmazlıkların çözümünde ve istikrarın sağlanmasında kritik bir öneme sahiptir. Türkiye, taraflar arasında makul çözümlerin bulunmasına yardımcı olarak kargaşaların önüne geçmeyi hedeflemektedir.
Türk-İslam Birliği, bölgede birlik ve beraberliği sağlayarak sanat, medeniyet, güzellik ve aklın ortaya çıkmasına katkıda bulunur. Bu birlik, anlaşmazlıkların her iki tarafın lehine çözülmesini ve bölgesel istikrarın tesisini mümkün kılar.
İran, ABD ile arasındaki 30 yıllık gerilimi çözmek ve bağlarını onarmak amacıyla Türkiye'den arabuluculuk yapmasını talep etmiştir. Türkiye'nin bölgedeki güvenilir konumu ve arabuluculuk tecrübesi bu talepte etkili olmuştur.
Türkiye'nin liderlik vasfı, Kafkas İttifakı'nın oluşumu, ülkeler arası anlaşmazlıklarda arabuluculuk yapması ve doğalgaz-petrol boru hattı projelerindeki öncülüğü gibi alanlarda açıkça görülmektedir. Türkiye, fiilen İslam aleminin ağabeyliğini üstlenmektedir.
İslam aleminin dağınık olması, bir sanat, medeniyet, güzellik, estetik ve aklın ortaya çıkmasını engellemektedir. Bu durum, her iki tarafın da aleyhine kararların alınmasına ve bölgesel kargaşaların yaşanmasına yol açmaktadır.