| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milliyet, 17 Mart 2010
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milliyet, 17 Mart 2010
| ||
İran ve Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne benzer bir bölgesel birlik oluşturarak bölgedeki sorunların çözümünde anahtar rol oynayabileceği öne sürülmektedir. Türkiye'nin AB'ye köprü vazifesi görmesi, İran'ın da Türkiye ile Asya arasında köprü olması gerektiği düşünülmektedir.
Türk İslam Birliği'nin Endonezya, Türkiye, Pakistan, İran ve Mısır gibi ülkelerin birleşmesiyle oluşacağı belirtilmektedir. Bu birliğin kısa süre içinde gerçekleşeceği ve büyük bir kardeşlik ortamı yaratacağı ifade edilmektedir.
Türk İslam Birliği'nin kurulmasıyla birlikte anarşi, terör ve pahalılık gibi sorunların sona ereceği düşünülmektedir. İnsanların huzur ve mutluluk içinde yaşayacağı bir "Altın Çağ"ın başlayacağı belirtilmektedir.
Türk İslam Birliği'nin oluşumuna dair Peygamber Efendimiz'in (sav) hadislerinde belirtilen tüm alametlerin gerçekleştiği ve tarihin Allah'ın dediği gibi geliştiği ifade edilmektedir. Bu durum, birliğin kaçınılmaz olduğuna dair manevi bir işaret olarak gösterilmektedir.
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne Türk İslam aleminin lideri ve "Avrupa'ya köprü olan süper devlet" olarak girmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu şekilde Avrupa Birliği'nin gücünün katlanarak artacağı belirtilmektedir.