| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habervaktim, 5 Nisan 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Habervaktim, 5 Nisan 2011
| ||
Endonezya'daki görüşmelerde İslam Barış Gücü'nün kurulması konusu geniş çaplı ele alınmış ve bu durum, Türk Cumhurbaşkanı'nın 16 yıl sonra Endonezya'yı ziyaret etmesiyle tarihi bir nitelik taşımıştır. Bu gelişme, İslam ülkeleri arasında potansiyel bir iş birliğine işaret etmektedir.
İttihad-ı İslam'ın oluşumu, Bediüzzaman'a göre Hz. Mehdi'nin birinci alameti ve faaliyetidir. Hz. Mehdi, Müslümanların başına manevi bir lider olarak geçecek ve siyasetle karışmayarak evinden yönetecek; aynı zamanda Hıristiyanlarla geniş çaplı ittifaklar kuracaktır.
Gelecekte İslam ordularının kurulacağı ve bunların NATO gibi askeri ittifaklar şeklinde birleşeceği öngörülmektedir. Bu, dini, dili ve kültürü bir olan milletlerin askeri anlamda da bir araya gelmesi beklentisini ortaya koymaktadır.
Türk-İslam Birliği'nin kurulması, dini, dili, soyu, örfü, ananesi ve gelenekleri bir olan milletlerin birleşmesiyle mantıklı bulunmaktadır. Avrupa Birliği ve NATO gibi farklı ulusların kurduğu birlikler örnek gösterilerek, ortak değerlere sahip milletlerin birleşmesinin daha doğal olduğu savunulmaktadır.
Bu ayet, Allah'ın nurunun askeri, siyasi ve politik dahil her yönde tamamlanacağını ifade eder. Peygamberimiz (s.a.v.)'in gelişiyle nur tamamlanmış olsa da, küfrün tamamen ortadan kalkıp dinin Allah'ın olması ve fitnenin yeryüzünden kalkmasıyla tam anlamıyla gerçekleşeceği belirtilmektedir.
İslam Birliği, bütün dünya ülkelerini kucaklayan, sevgiyle bakan, düşmanlık yerine dostluk kuran bir sistem olarak tanımlanır. Bu birlik, dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve huzur getirme amacı taşır; böylece düşmanı olmayan bir yapı oluşturmayı hedefler.