| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Bugün, 3 Nisan 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Bugün, 3 Nisan 2011
| ||
2011 yılında Başbakanlık tarafından 4320 Sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun'da değişiklik içeren yeni bir yasa tasarısı hazırlanmıştır. Bu tasarı, kadına yönelik şiddeti önlemeyi amaçlamaktadır.
Yeni yasa tasarısı, şiddetin tanımını sadece fiziksel şiddetle sınırlı tutmamış, aynı zamanda cinsel ve psikolojik şiddeti de kapsamına almıştır. Böylece daha geniş bir koruma alanı sağlanmıştır.
Yeni düzenlemeyle kadınlar sadece kocası veya eski kocasının şiddetine karşı değil; nişanlı, eski nişanlı, arkadaş, sevgili, nikâhsız eşler ve eski nikâhsız eşlerin şiddetine karşı da koruma talebinde bulunabileceklerdir.
Adnan Oktar, aile içi şiddetin bir rezalet olduğunu belirtmiş ve kadınların bu tür durumlarda devlete sığınması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, makul bir örf ve geleneğin geliştirilmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Türkiye'de yapılan araştırmalara göre, kadınların %57'si fiziksel, %47'si ise cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Bu oranlar, aile içi şiddetin boyutlarını ortaya koymaktadır.