| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 26 Mayıs 2009 ![]() ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 26 Mayıs 2009 ![]() ![]()
| ||
Türkiye ile Kırgızistan arasındaki güçlü ilişkilerin ana sebebi, aynı tarihî kökten gelmeleri, soydaş olmaları ve kültürlerinin benzer özelliklere sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Dil, gelenek ve göreneklerdeki yakınlık bu ilişkilerin gelişiminde büyük rol oynamıştır.
Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte ekonomisi zayıf ve ne yapacağını bilmeyen Kırgızistan'a en zor günlerinde yardım elini ilk uzatan ülke Türkiye olmuştur. Türkiye, Kırgızistan'ın dış dünyaya ve özellikle Batı'ya açılmasında önemli bir köprü görevi görmüştür.
Türk-İslam Birliği'nin olmadığı dönemlerin hep acı dönemi olacağı ve Kafkaslar gibi bölgelerde devam eden çatışmaların tek çözümünün bu birlik olduğu ifade edilmektedir. Bu birliğin geciktirilmesinin vebal altında bırakacağı vurgulanmaktadır.
Adnan Oktar'a göre, Türk dili konuşan devletlerin dinleri, dilleri ve kökenleri bir olduğu için birleşmeleri son derece doğal ve makuldür. Bu birleşmenin sadece resmi olarak talep edilmesi yeterlidir; iki devlet bir millet olarak rahatlıkla birleşebilirler.
Türk devletlerinin birleşmesinin sonucunda İslam aleminin de Türkiye ile birleşmek için can atacağı belirtilmektedir. Irak ve Suriye gibi ülkelerin de bu birleşmeye istekli olduğu ifade edilmektedir.