



Suriye'deki kargaşa ve uygulanan yanlış politikalar, göçmenlerin Avrupa'ya yönelmesine neden olmuş, bu durum da kıtada büyük bir göçmen krizine yol açmıştır. Başlangıçtaki barışçıl yaklaşımların eksikliği bu duruma zemin hazırlamıştır.
Savaşları teşvik eden kararlar, Ortadoğu başta olmak üzere tüm dünyayı saran bir dehşetin yaşanmasına neden olmuştur. Bu tür kararlar, kalıcı çözümler üretmek yerine mevcut sorunları daha da büyütmüştür.
Hava bombardımanları gibi tehdit unsurlarını yok etmeye yönelik askeri müdahaleler, göçmen krizine çözüm getirmeyen yanlış politikalara örnek olarak gösterilebilir. Bu tür yaklaşımlar, barışçıl çözümlerin önüne geçmiştir.
Sevgi ve şefkat, uluslararası sorunların çözümünde bombalamalardan çok daha kolay, vicdana uygun ve kalıcı çözümler üretilmesini sağlar. İnsanlara karşı duyulan bu olumlu duygular, barışçıl girişimleri teşvik eder.
Ortadoğu'daki krizin önlenmesi için en başından itibaren arabuluculuk ve barışçıl girişimlere ağırlık verilmesi benimsenebilirdi. Bu tür yaklaşımlar, tüm dünyayı saran dehşetin yaşanmasını engelleyebilirdi.