| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Ulusa sesleniş, Ekim 2009 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Ulusa sesleniş, Ekim 2009 ![]()
| ||
Türkiye, komşularıyla dostane ilişkiler geliştirmeyi ve ortak menfaatler doğrultusunda güçlü işbirliği imkanları oluşturmayı hedeflemektedir. Geçmişten gelen anlaşmazlıkları tatlıya bağlayarak dostluk ve kardeşlik bağlarını yeniden canlandırma arayışındadır.
Azerbaycan ile Türkiye arasında ayrılık olmadığı, Azeri kardeşlerin meselelerinin Türkiye'nin kendi meselesi gibi görüldüğü ifade edilmektedir. Bu, güçlü bir kardeşlik ve dayanışma ilişkisini yansıtmaktadır.
Bu istek, bölgesel barış ve güvenliğin sağlanması adına nükleer silahların yayılmasının önüne geçme çabasını ifade etmektedir. Bu fikir İran gibi dost ülkelerle de paylaşılmaktadır.
Türkiye ve Azerbaycan'ın birleşmesi durumunda Ermenistan'ın kat kat zenginleşeceği, sanayide, bilimde ve sanatta büyük gelişmeler kaydedeceği belirtilmektedir. Bu durum, Avrupa'dan ve bölgeden gelecek yatırımlarla desteklenecektir.
Düşmanlık ve mücadele ortamında ekonomi kasılır kalır, fakirlik yayılır ve insanların üretme gücü azalır. Dostluk ise ekonomilerin şahlanmasına, refahın artmasına ve toplumların gelişmesine yol açar.
Geçmişi geçmişte bırakarak sürekli suçlu aramak yerine, geleceğe sevgi, af, hoşgörü ve merhametle bakmak önemlidir. Bu yaklaşım, aydınlık bir gelecek inşa etmek için gereklidir ve 2000'li yılların mantığını yansıtır.