| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
26 Temmuz 2012 Nagehan Alçı'nın "Halkını sömüren diktatörün ülkesi Küba" başlıklı yazısı
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
26 Temmuz 2012 Nagehan Alçı'nın "Halkını sömüren diktatörün ülkesi Küba" başlıklı yazısı
| ||
Komünist sistemler, totaliter yapısıyla insan doğasına aykırı olup halkları sefalete ve çileye sürükler. Paylaşmak kavramı bu sistemlerde genellikle yoksulluğun paylaşılması anlamına gelir.
Küba, komünizmin dünyalar güzeli bir coğrafyaya ve muhteşem bir şehre nasıl ihanet edebileceğinin, sefalet ve çilenin nasıl paylaşıldığının bir örneğidir. Komünist sistemin ayakta kalmak için kapitalizmin vahşi formlarına izin verdiği belirtilmektedir.
Komünizm ve faşizm, insanlığı mahveden, yecüc ve mecücün kabilesinden gelen ideolojiler olarak görülür. Bu iki sistemin de insanlık için büyük felaketlere yol açtığı ifade edilir.
Türk politikası her zaman antikomünist bir duruş sergilemiştir. Emniyet, milli istihbarat, ordu ve özel harp dairesi gibi kurumlar ile ülkücü gençler, komünizmin Türkiye'ye girmesini engellemek için yiğitçe mücadele etmiştir.
12 Eylül öncesinde komünistlerin Türkiye'yi ele geçirme konusunda kararlı oldukları ve sokakların adeta işgal edildiği belirtilmektedir. Ancak çeşitli toplumsal kesimlerin direnişiyle bu tehdit bertaraf edilmiştir.