| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Vakit, 19 Şubat 2010 ![]() | |


| Ne demişti | Ne oldu | |
|---|---|---|
| Vakit, 19 Şubat 2010 ![]() | |
Bölgede Amerika, Avrupa ve Rusya'nın dolduramadığı bir boşluk bulunmaktadır. Türkiye'nin insani, ahlaki ve imani görevi bu boşluğu doldurarak bölgeye istikrar getirmektir.
İsrail gibi ülkeler, Osmanlı dönemindeki düzenli ve barışçıl yönetimi özlemle anmaktadır. Bu durum, Türkiye'nin geçmişteki yönetim tecrübesinin günümüzdeki potansiyel liderliği için bir temel oluşturduğunu göstermektedir.
Türk-İslam Birliği, barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunmaktadır. Bu değerler, birliğin bölgeye getirmeyi hedeflediği ahlaki ve insani çerçeveyi oluşturur.
Suriye, Irak, Mısır, İran, Ermenistan, Azerbaycan ve Türkistan gibi birçok ülke Türk-İslam Birliği'nin liderliğine ve Türk'ün adaletine güvenmektedir. Bu durum, bölgedeki geniş bir mutabakatın varlığını işaret etmektedir.
Türkiye'nin bölgede ağabeylik yapması insani, ahlaki ve imani bir görev olarak görülmektedir. Bu, Osmanlı'dan gelen bir mirasın devamı olarak algılanmakta ve Türkiye'nin bu göreve talip olduğu belirtilmektedir.