| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 6 Haziran 2008 ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 6 Haziran 2008 ![]()
| ||
Suudi Kralı Abdullah bin Abdülaziz, insanların farklı kabile ve halklardan oluştuğuna dikkat çekerek, Hz. Muhammed'in insanlara çok yumuşak davrandığını ve herkesin derdiyle ilgilenip yardımcı olduğunu belirtmiştir. Bu yaklaşım, birlik ve hoşgörü temellerini vurgulamaktadır.
Eski İran Cumhurbaşkanı Rafsancani, İslam ümmetinin güçlü bir mesaj verebilmesi için kendi içinde birlik olması gerektiğini belirtmiştir. Gücün aralarındaki çekişmelerle tüketilmemesi gerektiğini vurgulayarak, taassuptan uzak durmaya ve beraberliğe dayanan yeni bir sözleşme ve diyaloğa ihtiyaç duyulduğunu ifade etmiştir.
Türk-İslam Birliği, Adnan Oktar'a göre, Avrupa, Amerika, İsrail ve Ermenistan dahil tüm dünya için tam anlamıyla huzur, zenginlik ve rahatlık getirecek bir güzellik ve kardeşlik birliğidir. Bu birlik, şefkat, sevgi ve koruyup kollama üzerine kurulu bir sistem olarak tanımlanmaktadır.
Adnan Oktar, Türk-İslam Birliği'nin dünyadaki bütün politik sistemler tarafından bir an önce hayata geçirilmesi ve hiç vakit geçirilmemesi gerektiğini belirtmektedir. İsrail'de ve Filistin'de yaşanan ölümlerin kendisini rahatsız ettiğini ifade ederek, bu durumun tek çözümünün kardeşlik ve birlikte olmakla mümkün olduğunu ve bunun da ancak Türk-İslam Birliği ile gerçekleşeceğini savunmaktadır.
Suudi Arabistan Genel Müftüsü Şeyh Abdülaziz bin Abdullah El Şeyh, insani değerleri yüceltmek gerektiğine vurgu yaparak, iyi ilişkiler kurulması ve insan haklarının korunması gerektiğini belirtmiştir. Diyalog, ahlak, hayır, edep ve iletişimin bu değerlerin temelini oluşturduğunu ifade etmiştir.