"Şüphesiz ki bu din kolaylıktır..." Hz. Muhammed (sav)
Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır. (Al-i İmran Suresi, 114)
Allah, mümin erkeklere ve mümin kadınlara içinde ebedi kalmak üzere, altından ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde güzel meskenler vaadetmiştir.Allah'tan olan hoşnutluk ise en büyüktür. İşte büyük kurtuluş ve mutluluk budur. (Tevbe Suresi, 72)
Cennetteki tüm nimetlerden çok daha üstün olan en büyük nimet, Allah'ın rızasıdır. Müminin Allah'ın rızasını kazanabilmiş olmasından dolayı hissettiği sevinç ve huzurdur.
Müminlerin Allah'ın rızasını kazandıklarını hissetmelerinin en çarpıcı ifadesi ise, Yüce Allah'ın onlara görünecek şekilde tecelli etmesidir. Dünyada bu durum olanaksızdır, çünkü ayette belirtildiği gibi, "gözler O'nu idrak edemez..." (Enam Suresi, 103). Ancak Kuran'da bildirildiğine göre, Yüce Rabbimiz Allah, ahirette mümin kullarına belirli bir şekilde tecelli ederek gözükecektir. Bunun nasıl olacağı ise Allah Katındadır. Allah'ın rızasını kazanmış olmak, hiçbir maddi güzellikle karşılaştırılamayacak kadar büyük bir sevinç ve mutluluk verir insana. Cennet Allah'ın bir ikramıdır ve bu nedenle değerlidir. Cennet ehli, "ikrama layık görülmüş kullar"dan (Enbiya Suresi, 26) oldukları için ebedi mutluluk ve sevince kavuşurlar. Orada söylenecek en hikmetli söz ise "Celal ve ikram sahibi olan" Allah'ın adını övüp yüceltmektir. (Rahman Suresi, 78)
İmanın kazandırdığı akıl ve vicdanla, cenneti gereği gibi düşünebilen bir kimse, manevi derinliği ölçüsünde de bu nimetin farkında olarak yaşayacaktır. Cennetin önemine, hiçbir şeyle kıyas olmayacak değerine dikkat çekilen hadislerden bir kısmı şöyledir:
Cennette, yay kadar bir yer, Güneş'in üzerine doğduğu veya battığı şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır. [(Buhari, Müslim, Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 429/2] Allahkorkusu.com
Önemli Gerçekler: Müslümanların Üstün Ahlakı
Özet
Bu makale, Müslümanların üstün ahlakının temelini oluşturan Kur'anî değerleri ve Allah rızasını kazanmanın önemini ele almaktadır. Müminlere vaat edilen cennet nimetlerinin yanı sıra, Allah'ın hoşnutluğunun en büyük kurtuluş ve mutluluk olduğu vurgulanmaktadır. Makalede, imanın kazandırdığı akıl ve vicdanla cenneti düşünmenin manevi derinliği ortaya konmaktadır.
Önemli Noktalar
- Müslümanlar Allah'a ve ahiret gününe iman ederek marufu emreder, münkerden sakındırır ve hayırlarda yarışırlar.
- Allah, mümin erkeklere ve kadınlara içinde ebedi kalacakları cennetler ve güzel meskenler vaat etmiştir.
- Cennetteki tüm nimetlerden daha üstün olan en büyük nimet, Allah'ın rızasıdır ve bu durum büyük sevinç verir.
- Yüce Allah'ın ahirette mümin kullarına belirli bir şekilde tecelli edeceği Kur'an'da bildirilmektedir.
- İmanın kazandırdığı akıl ve vicdanla cenneti düşünen kimse, bu nimetin farkında olarak yaşar.
- Cennette yay kadar bir yer, Güneş'in doğduğu veya battığı her şeyden (dünyadan) daha hayırlıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Müslümanların üstün ahlakı hangi temel değerlere dayanır?
Müslümanların üstün ahlakı, Allah'a ve ahiret gününe iman etmeye, maruf olanı emredip münker olandan sakındırmaya ve hayırlarda yarışmaya dayanır. Bu değerler, salih kulların özellikleridir.
Müminlere vaat edilen en büyük nimet nedir?
Müminlere vaat edilen en büyük nimet, Allah'ın rızasıdır. Cennet nimetlerinden dahi üstün olan bu hoşnutluk, insan için en büyük kurtuluş ve mutluluk kaynağıdır.
Allah'ın ahirette müminlere tecellisi nasıl açıklanır?
Kur'an'da bildirildiğine göre, Yüce Rabbimiz Allah, ahirette mümin kullarına belirli bir şekilde tecelli ederek görünecektir. Bunun nasıl olacağı ise yalnızca Allah Katındadır.
Cennetin maddi güzelliklerle karşılaştırılamayacak değeri nasıl ifade edilir?
Cennetin maddi güzelliklerle karşılaştırılamayacak değeri, Allah'ın rızasını kazanmış olmanın verdiği sevinçle ifade edilir. Hadislere göre, cennette yay kadar bir yer bile tüm dünyadan daha hayırlıdır.
İmanın akıl ve vicdan üzerindeki etkisi nedir?
İmanın kazandırdığı akıl ve vicdanla, cenneti gereği gibi düşünebilen bir kimse, manevi derinliği ölçüsünde bu nimetin farkında olarak yaşar. Bu durum, müminin Allah'a olan bağlılığını güçlendirir.


