| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Sabah, 11 Aralık 2010
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Sabah, 11 Aralık 2010
| ||
Ortadoğu Dörtlüsü'ne Türkiye'nin dahil edilmesi, bölgedeki sorunların çözümü için etkin bir rol oynaması ve liderlik potansiyeli nedeniyle istenmektedir. Türkiye'nin bölgedeki barış ve huzura katkı sağlayacağına inanılmaktadır.
Türkiye'nin gelecekte bölgenin tam anlamıyla süper devleti ve Türk-İslam aleminin lideri olacağı öngörülmektedir. Bu liderliğin on-yirmi yıl içinde tüm dünya tarafından görüleceği ifade edilmektedir.
Türkiye'nin liderliği sonucunda İsrail, Ermenistan ve Filistin'in huzura ve güvene kavuşacağı, Filistin sorununun kökten çözüleceği belirtilmektedir. Türkiye'nin tüm dinlere mensup insanlara barış, huzur ve adalet sunacağı vurgulanmaktadır.
Türk-İslam birliği vizyonu, Türkiye'nin Türk ve İslam dünyasının manevi lideri olarak tüm Müslüman ülkelerle birlikte hareket etmesini ifade eder. Bu, aynı zamanda Hristiyan ve Musevi halklara da barış ve adalet getirecek bir liderlik anlamına gelmektedir.
Irak ve Suriye'den Türkiye ile birleşme ve Türkiye'nin manevi liderliğini kabul etme yönünde açık talepler olduğu ifade edilmektedir. Bu, Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinin ve güvenilirliğinin bir göstergesi olarak sunulmaktadır.