| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 3 Nisan 2016, Sözcü
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 3 Nisan 2016, Sözcü
| ||
Şehit cenazelerinde ağlayan ailelerin ve feryatların sürekli gösterilmesi, şehitlik makamının yüceliğiyle bağdaşmayan bir tablo çizerek toplumsal morali olumsuz etkileyebilir. Ayrıca bu tür yayınlar, terör örgütlerinin propaganda amaçlarına hizmet edebilir.
Adnan Oktar, şehitlerin Allah yolunda canlarını feda eden mübarek insanlar olduğunu ve şehitlik makamının büyük bir şeref olduğunu vurgulamıştır. Bu nedenle, şehitler için yas tutmak yerine, onların bu yüce mertebeye ulaşmasından dolayı sevinç duyulması ve metanet gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir.
RTÜK, şehit cenazelerinde ağlayan anneler, babalar ve ailelerin feryat etmelerine yönelik görüntülerin tekrarlanarak verilmesinin olumsuz etki yapacağı değerlendirmesinde bulunmuştur. Bu tür yayınların toplumsal psikoloji üzerindeki potansiyel zararlı etkileri nedeniyle basını uyarma gereği duymuştur.
Medyada "evlere ateş düştü", "ateş yürekleri dağladı", "ailesi mahvoldu" gibi ifadeler eleştirilmektedir. Bu ifadelerin, terör örgütlerinin eylemlerinin amacına ulaşmasına yardımcı olan propaganda niteliği taşıdığı belirtilmiştir.
Şehitlik, vatanını müdafaa ederken canını feda eden bir koçyiğidin ulaştığı şerefli bir mertebedir. Bu nedenle, şehitler için gösterilen duruşta metanet, vakar ve Allah'a tevekkül ön planda olmalı, feryat ve isyan yerine sabır ve şükürle karşılanmalıdır.