Makalede, Ermenilerin Türk-İslam Birliği içerisinde kardeş olarak görüldüğü ve bu birliğin şefkatli kolları altında huzur ve güvenlik içinde yaşayacakları vurgulanmaktadır. Adnan Oktar'ın açıklamalarıyla, geçmişteki anlaşmazlıkların affedilmesi ve karşılıklı sevgi temelinde uzlaşma çağrısı yapılmaktadır. Ermenilerin Osmanlı dönemindeki önemli konumları ve ehli kitap vasıfları da belirtilmektedir.
Ermeniler Türk-İslam Birliği içinde kardeş olarak kabul edilmektedir.
Geçmişteki anlaşmazlıkların karşılıklı affedilmesi ve uzlaşma önemlidir.
Osmanlı döneminde Ermeniler sanat ve tıp gibi alanlarda önemli roller üstlenmişlerdir.
Türk-İslam Birliği, Ermenilere huzur ve güvenlik sunacaktır.
İslam ve Hristiyanlıkta af ve sevgi değerleri ortak olarak bulunmaktadır.
Ermeniler Türk-İslam Birliği içerisinde nasıl bir konuma sahip olacaklardır?+
Ermeniler, Türk-İslam Birliği içerisinde kardeş olarak kabul edilmekte ve bu birliğin şefkatli kolları altında huzur, güvenlik ve özgürce ibadet etme imkanına sahip olacaklardır.
Adnan Oktar'ın Ermenilere yönelik çağrısı nedir?+
Adnan Oktar, Ermenilere yönelik geçmişteki anlaşmazlıkların affedilmesi, karşılıklı uzlaşma ve sevgi temelinde birleşme çağrısı yapmaktadır. Onları kardeş ve dost olarak gördüğünü belirtmektedir.
Osmanlı döneminde Ermenilerin toplumdaki yeri nasıldı?+
Osmanlı döneminde Ermeniler, toplumun önemli ve kilit noktalarında yer almış, ünlü sanatçılar ve doktorlar yetiştirmişlerdir. Ehli kitap olarak temiz kardeşler olarak görülmüşlerdir.
Türk-İslam Birliği'nin Ermenilere vaat ettiği imkanlar nelerdir?+
Türk-İslam Birliği, Ermenilere huzur içinde yaşama, güvenliklerinin sağlanması, Türkiye ve Azerbaycan'da ticaret yapma, yerleşme ve ibadetlerini hürce yerine getirme imkanları vaat etmektedir.
İslam ve Hristiyanlıkta ortak olarak vurgulanan değerler nelerdir?+
İslam ve Hristiyanlıkta af ve karşılıklı sevgi değerleri ortak olarak vurgulanmaktadır. Bu değerler, geçmişteki anlaşmazlıkların giderilmesi ve uzlaşma için temel oluşturmaktadır.
Adnan Oktar: "Ermeniler, onlar bizim kardeşlerimizdir. Onlar da bizim canımız inşaAllah. Ermenistan da inşaAllah Türk İslam Birliği içerisinde yerini alacaktır. Boş yere kendilerini üzüyorlar. BİZ ONLARI KARDEŞ OLARAK GÖRÜYORUZ, DOST OLARAK GÖRÜYORUZ. İnşaAllah Türk İslam Birliği’nin o şefkatli kolları içerisinde onlar da yerlerini bulacaklardır. Huzur içerisinde yaşayacaklardır. Güvenlikleri sağlanacaktır. Türkiye’ye de gelecekler, Azerbeycan’a da gelecekler, ticaret yapacaklar, oralara istedikleri gibi yerleşecekler. İsterlerse orada ibadetlerini hür olarak yapacaklar. Fakat bu bir kanayan yaradır. Dağlık Karabağ’ın işgal edilmesi, bunlar çok gereksiz lüzumsuz şeyler… Ermenilere karşı Türkiye’de bir kin ve nefret yoktur. Osmanlı döneminde en güzel, en kilit noktalara Ermeni kardeşlerimiz gelmiştir. En ünlü sanatçılar, en ünlü doktorlar Ermenilerden çıkmıştır. Ehli kitaptırlar. Tertemiz kardeşlerimiz onlar. Bu tip huzursuzluk duymaları son derece yersiz. Geçmişte olanlardan belki bir kalplerinde burkuntu olmuş olabilir, ama geçmişte savaş vardı, yani Ermeniler de Müslümanları kitle halinde yok ettiler. Ama biz onları affediyoruz… Artık bunlar geçsin. YANİ BİZ ONLARI AFFETTİK, ONLAR DA BUNLARDAN GEÇSİNLER. KARŞILIKLI BİR UZLAŞMA OLSUN. İSLAMIYET’TE AF VARDIR, HIRİSTİYANLIK'TA DA VARDIR. KARŞILIKLI BİRBİRİMİZİ SEVELİM."