| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman , 04 Mart 2012
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman , 04 Mart 2012
| ||
Savcı, Mersin'deki işyerlerine ve polis otosuna yönelik molotoflu saldırı iddianamesinde, sanıklar için en ağır cezayı, yani müebbet hapis cezasını talep etmiştir.
Molotoflu saldırıların vahim sonuçları, belediye otobüsünde yanarak öldürülen Serap Eser olayı ve 1999'da İstanbul Mavi Çarşı'da 13 kişinin hayatını kaybettiği olay ile örneklendirilmiştir.
Molotof kokteyli, hukuki olarak ev kundaklama ve taammüden cinayete teşebbüs olarak değerlendirilmektedir. Yargıtay tarafından da vahamet arz eden bir olay olarak onanmıştır.
Adnan Oktar, molotof kokteylini klasik bir bomba ve öldürücü bir silah olarak tanımlamaktadır. Bunun masum bir hareket olmadığını ve ev kundaklama anlamına geldiğini belirtmiştir.
Polise taş atmanın veya molotof kokteyli kullanmanın, kurşun sıkmakla eşdeğer öldürücü bir etkisi olduğu vurgulanmaktadır. Bir kiloluk taşın insan kafasına geldiğinde kurşun etkisi yapabileceği ifade edilmiştir.