| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 3 Kasım 2015, En Son Haber
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 3 Kasım 2015, En Son Haber
| ||
Siyasetin estetik derinlik kazanması, manevi ölçüsünü, insan sevgisini ve muhabbetini kaybetmeden, sanat ve kültürle bağ kurarak insanileşmesi ve ulvileşmesi demektir. Bu sayede siyaset, sadece bir yönetim aracı olmaktan çıkarak daha yüce bir amaca hizmet edebilir.
Sanat, bir milletin hayat damarlarından biridir; yokluğu durumunda milletin ruhu eksik kalır. Sanat, güzellik ve estetiği besleyerek sevginin varlığını güçlendirir ve maddi yapıların ötesinde manevi bir anlam katmanı oluşturur.
Devletler, sanatçıları sadece davet etmekle kalmayıp, onlara maaş vererek, teşvik ederek, madalya takdim ederek ve sanat yarışmaları düzenleyerek desteklemelidir. Bu yolla sanatın gelişimi için aktif bir rol üstlenmelidirler.
Siyasetin sevginin emrinde olması, çatışma ve sertlik yerine sevgi ve muhabbeti esas alması demektir. Bu yaklaşım, siyaseti insanların sıkıntı kaynağı olarak görmesini engeller ve onu aşkın, sevginin bir kaynağı haline getirir.
Mehdiyet devrinde siyaset, aşkın ve sevginin kaynağı olarak kullanılacaktır. Bu dönemde siyaset, insanların kalplerine sevgi ve muhabbeti yerleştirmek, birliği ve güzelliği sağlamak için bir araç olacaktır.
İtalya örneği, hanımların özgür, bakımlı ve neşeli olduğu, sanata düşkünlüğün ve sanatsal yeteneklerin yaygın olduğu bir toplumda şahane bir ruhun ortaya çıktığını göstermektedir. Bu durum, sanatın toplumun genel atmosferine olumlu katkısını vurgular.