| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 6 Nisan 2013, İhlas Haber Ajansı
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 6 Nisan 2013, İhlas Haber Ajansı
| ||
Ana dilde eğitimin, ortak dilin zayıflaması durumunda milleti bir araya getiren gönül bağını ve iletişimi olumsuz etkileyebileceği düşünülmektedir. Milletin tek bir beyin gibi hareket etmesi için ortak bir dilin gerekliliği vurgulanmaktadır.
Türkçe, Türkiye'de her alanda (mahkemeler, lokantalar, mağazalar gibi) kolay anlaşmayı ve iletişimi sağlayan bir konfor ve kolaylık unsuru olarak kabul edilmektedir. Bu, toplumsal düzen ve işleyiş için kritik görülmektedir.
Adnan Oktar, Kürtçe konuşulmasından veya öğrenilmesinden rahatsızlık duymadığını, hatta bunu ilginç ve hoş bulduğunu belirtmektedir. Ancak vatanın bölünmesine karşı çıkmakta ve Kürtçenin ana dilde eğitimde tek müfredat dili olarak kullanılmasının ayrılıklara yol açacağını ifade etmektedir.
İttihad-ı İslam, milletin enerjilerini ve ideallerini İslam birliği hedefine yöneltmesini öneren bir çözümdür. Bu fikir, farklılıkları aşarak Müslümanların kardeşliğini ve ortak bir ülkü etrafında birleşmesini hedeflemektedir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin fakir olduğu ve bu bölgeye yardım edilmesi, yiyecek, kıyafet gönderilmesi, iş yerleri açılması gibi adımlarla sefaletin giderilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu, bölgedeki sosyal ve ekonomik sorunların çözümüne yönelik bir çağrıdır.