| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
20 Ekim 2012, Sabah Gazetesi
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
20 Ekim 2012, Sabah Gazetesi
| ||
Şehitlik tanımı, askerlerin görevleri sırasında kaza, doğal afet veya başka herhangi bir sebeple vefat etmeleri durumunda da şehit sayılmaları için genişletilmelidir. Vatan müdafaası niyetiyle göreve giden her askerin vefatı şehitlik olarak kabul edilmelidir.
Evet, askerlerin görev başında herhangi bir şekilde vefat etmeleri şehitlik için yeterlidir. Kurşunla veya çatışmada ölmek şart değildir; görev esnasında meydana gelen kaza, hastalık gibi durumlar da şehitlik kapsamındadır.
Mevcut yasalarda terör şehitleri ile kaza veya doğal afet gibi nedenlerle vefat eden askerler arasında özlük hakları açısından farklılıklar bulunmaktadır. Bu durum, şehit ailelerinin hak ve imkanlarına erişimde eşitsizliklere yol açabilmektedir.
Şehitlikte ayrım olmaması, bir askerin vatan müdafaası için göreve giderken Allah rızası için canını feda etmesi durumunda, vefat şekline bakılmaksızın tüm şehitlerin eşit görülmesi anlamına gelir. Bu, şehit ailelerine tanınan hakların da eşit olması gerektiğini ifade eder.
Afyon'daki cephanelik patlamasında şehit olan askerler doğal afet şehidi kapsamına alınmış ve bu nedenle terör şehitlerine tanınan bazı hak ve imkanlardan aileleri mahrum kalmıştır. Bu durum, şehitlik tanımındaki ayrımın bir sonucu olarak görülmektedir.