Adnan Oktar'ın 16 Aralık 2009 tarihli Tv Kayseri, Samsun Aks, Gaziantep Olay TV röportajından
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah’a sığınırım. Şuara Suresi, 34: “Firavun, çevresindeki önde gelenlere: "Bu” dedi, "Doğrusu çok bilen bir büyücüdür." Hz. Musa’ya ."Büyüsüyle sizi yurdunuzdan sürüp çıkarmak istiyor; ne buyuruyorsunuz? Dediler ki: "Bunu ve kardeşini oyala, şehirlere de toplayıcılar gönder, bütün uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler." Bakın uzman, bilgin büyücüler. O devrin işte Darwinistleri. Uzman yani büyü etkisi yapıyor anlattıkları çünkü tekrarlarla büyü meydana geliyor. Yani bir şeyi sürekli tekrar ederek büyü etkisi meydana getirmek mümkün oluyor insanlarda telkin olarak. Onlarda da böyle bir yön var. "Uzman-bilgin büyücüleri sana getirsinler. Böylelikle büyücüler, bilinen bir günün belli vaktinde biraraya getirildi. Ve insanlara da: ‘Siz de toplanıyor musunuz? dendi.’” Yani topluluklara karşı, topluluğun önünde Darwinistleri mat etmenin önemine de Kuran dikkat çekiyor. Biz de mesela çıktık Habertürk’te adamları değil mi, paspas gibi dümdüz yaptık. Yani o gün, yerle bir oldular Türkiye’de. Tam anlamıyla bittiler. Ve ondan sonra zaten karşımıza çıkacak bir halleri kalmadı. Ondan sonra dikkat edin sessizliğe büründüler. Yani bir garibanlaştılar ondan sonra. Daha once, büyük dağları biz yarattık havasındaydılar. Türkiye’deki neticenin alınmasında Allah’ın bizi vesile etmesi çok büyük bir nimettir. Ama bizler tabii gölge varlığız. Allah her hangi bir insanı da vesile edebilir, bizi vesile etmiştir inşaAllah. "Umarız ki, eğer galip gelirlerse biz de büyücülere uyarız." diyorlar oradaki insanlar. “Büyücüler geldiklerinde, Firavun'a: "Şayet biz galip gelirsek, bize bir ücret var gerçekten, değil mi?" dediler.” Şimdi Allah rızası olmayınca dünya çıkarı oluyor tabii. Mümin, Allah rızası için hareket ediyor, bunlar da para karşılığı yapıyorlar. Parayı dünyevi amaçla kullanacaklar. “Evet dedi, üstelik şüphesiz en yakın kılınanlardan olacaksınız.” Yani, eğer onlara böyle yancılık yapar, yaltakcılık yaparsa, mesela bir kısım Müslümanlar da küfre, masonlara, ahlaksızlara yaltaklık, yancılık yapıp onların adamı konumuna giriyorlar. Ve onlar onları mesela gerekirse kendi kanallarına çıkartıp konuşturabiliyorlar, kendi adamları haline getiriyorlar, kendi direktiflerini ona istedikleri gibi söyletebiliyorlar, istedikleri gibi Darwinist, metaryalist veyahut İslam alehtarı herhangi bir sözü söyletebiliyorlar. Dünyanın her yerinde var bu, bir tek belirli bir ülkede değil. Yani bunu yalaka tabir ediyoruz böyle tipleri, yani yaranmak için onlara yanaşan tipler. Mesela özel konuşuyorlar ikna ediyorlar, para veriyor, konuşuyor, anlatıyor. “Biz seni koruyacağız, sen de bizi kolla” diyorlar. “Biz dinsiziz” diyorlar, “sen de dindar biliniyorsun ama böyle bir ittifakımız olursa dayanışma içerisinde birçok menfaatimiz olur” deyip anlaşıyorlar. “Şayet biz galip gelirsek bize bir ücret var gerçekten değil mi, dediler.” Yani böyle sahtekarlar demek ki parayla iş görüyorlar. “Evet dedi, üstelik şüphesiz en yakın kılınanlardan olacaksınız.” İşte bu çok önemli demin söylediğim, yani ayrıca bu da bir avantaj olmuş oluyor, mesela böyle aşağılık adamlarla ittifak haline geçip onların adamı konumunda oluyor. Mesela sıkıştığında onu koruyor, kolluyor. Müslümanlara karşı ittifak ediyorlar böyle münafıklar, böyle ateist dinsizlerle masonlar ittifak ederek Müslümanlara karşı bir cephe, bir tavır oluşturabiliyor. Dünyanın her tarafında var bu. “Musa onlara dedi ki; atacağınızı atın, onlar da iplerini ve asalarını atıverdiler.” Biz de dedik ki Darwinistlere atın atacağınızı, onlar da iplerini, asalarını attılar. “Onlar da iplerini ve asalarını atıverdiler ve Firavun’un üstünlüğü adına” Firavun’u ilahlaştırmışlar, onlar da mesela Darwinizmi ilahlaştırıyorlar, Darwin’i ilahlaştırıyorlar. “Hiç tartışmasız üstün olanlar gerçekten bizleriz dediler.” Bunlar da mesela kendilerinin çok üstün olduğunu iddia ediyorlardı. İşte ilimde, fende çok ileri gittiklerini iddia ediyorlardı. “Böylelikle Musa asasını bırakıverdi, bir de ne görsünler, o uydurmakta olduklarını yutuveriyor.” Bizim anlattıklarımız, bizim gösterttiğimiz fosiller, belgeler, deliller onların bütün uydurduklarını yuttu ve yok etti. “Anında büyücüler secdeye kapandılar.” Yani hemen iman ediyorlar. “Alemlerin Rabbine iman ettik dediler.” Yani birçok insan hakikaten bu devirde, bu Darwin’in safsatalarını bizim yıkmamızdan sonra çok fazla insan iman etti, maşaAllah. “Musa’nın ve Harun’un Rabbine, Firavun dedi ki; O’na ben size izin vermeden önce mi inandınız? Gerçek şu ki; O size büyüyü öğreten büyüğünüzdür.” İşte bak Darwinist diktatörlüğün o zamanki gücü. Yani inançlı adama inancını söyletmiyor. Mesela Darwinist olduğunu zorla söyletiyorlar biliyorsunuz şu an. İmtihanda soruluyor, adam Darwinizmi kabul ettiğini yazmazsa sınıfını geçemiyor, dünyanın birçok yerinde bu böyle. Yani imtihan sorusunda dayatma şeklinde, üniversitelerde dayatma şeklinde. Ben Allah’a inanıyorum dediğinde okuldan atılıyorlar. Bakın, “dedi ki; O’na ben size izin vermeden önce mi inandınız?” Yani devletin tekelinde oluyor iman edip etmemek. Dünyanın birçok yerinde böyle Çin’de, Rusya’da. Rusya sonradan biraz düzeldi ama Çin halen öyle. “Gerçek şu ki; O size büyüyü öğreten büyüğünüzdür.” O size öğretti diyor, bu büyüyü diyor. “Öyleyse yakında bileceksiniz, şüphesiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim.” İddia edilen Ergenekon örgütü değil mi, eziyet ve işkenceyle insanları inançlarından vazgeçirtmeye çalışıyor. “Ve hepinizi asıp, sallandıracağım.” İddia edilen Ergenekon örgütünün dilinde ana şarkı, ana konu budur; asıp sallandırmak değil mi? Nereye dönsen asmadan, kesmeden bahsediyorlar. Adını sorsan “asma” diyor, soyadını sorsan “kesme” diyor adam, tabii. “Hiç zararı yok dediler” diyor müminler de “çünkü biz gerçekten Rabbimize döneceğiz”. Tamam, şehit edersin bizi diyorlar, biz de Cenab-ı Allah’ın yanına gideriz, ne güzel diyorlar. “Doğrusu biz iman edenlerin ilki olduğumuzdan dolayı Rabbimizin hatalarımızı bağışlayacağını umuyoruz.” Allah inşaAllah günahlarımızı bağışlar diyor.
Şuara Suresi; 34-51 (Firavunun büyücülerle yaptığı anlaşma, büyücülerin iman etmeleri)
Özet
Bu makale, Şuara Suresi'ndeki Firavun ve büyücüler kıssasını modern çağın materyalist ideolojileriyle karşılaştırarak ele almaktadır. Firavun'un büyücülerle yaptığı anlaşma, büyücülerin Hz. Musa'nın mucizesi karşısında iman etmeleri ve Firavun'un baskıcı tutumu üzerinden materyalist ve ateist felsefelerin eleştirisi yapılmaktadır. Makalede, imanın baskı karşısındaki gücü ve Allah rızası için yapılan mücadelenin önemi vurgulanmaktadır.
Önemli Noktalar
- Kur'an'da anlatılan Firavun ve büyücüler kıssası, materyalist ve ateist ideolojilerin eleştirisi için bir örnek teşkil eder.
- Firavun'un büyücüleri toplayarak Hz. Musa'ya karşı gelme çabası, batılın hak karşısındaki çaresizliğini gösterir.
- Büyücülerin Hz. Musa'nın mucizesini görünce anında iman etmeleri, hakkın üstünlüğünü ve kalplerin Allah'a yönelişini ifade eder.
- Firavun'un iman edenlere yönelik tehdit ve işkence girişimleri, baskıcı rejimlerin inanç özgürlüğüne müdahalesini sembolize eder.
- Müminlerin imanları uğruna ölüme razı olmaları, Allah'a tevekkülün ve şehadet ruhunun yüceliğini ortaya koyar.
Sıkça Sorulan Sorular
Şuara Suresi'ndeki Firavun ve büyücüler kıssası ne anlatmaktadır?
Kıssa, Firavun'un Hz. Musa'ya karşı koymak için dönemin en yetenekli büyücülerini toplamasını ve Hz. Musa'nın asasıyla gösterdiği mucize karşısında büyücülerin iman etmelerini anlatır. Firavun'un bu duruma verdiği tepki ve müminlerin Allah'a olan bağlılıkları da bu kıssanın önemli bir parçasıdır.
Büyücülerin Hz. Musa'nın mucizesini gördükten sonra iman etmeleri ne anlama gelir?
Büyücülerin iman etmeleri, kendi bildikleri tüm büyü tekniklerinin ötesinde, Allah'ın gücünün ve mucizesinin tartışmasız üstünlüğünü fark etmeleri anlamına gelir. Bu durum, batılın hak karşısında çaresizliğini ve gerçeğin apaçık ortaya çıkışını sembolize eder.
Firavun'un iman edenlere yönelik tehditleri hangi amacı taşımaktadır?
Firavun'un tehditleri, kendi otoritesini ve ilahlık iddialarını koruma, halkın iman etmesini engelleme ve inananları sindirme amacını taşımaktadır. Bu, baskıcı rejimlerin inanç özgürlüğüne müdahalesinin ve kendi ideolojilerini dayatma çabasının bir göstergesidir.
Müminlerin Firavun'un tehditlerine karşı duruşu nasıl açıklanır?
Müminlerin Firavun'un tehditlerine karşı duruşu, Allah'a olan güçlü imanlarından, tevekküllerinden ve şehadet arayışlarından kaynaklanır. Onlar, dünya hayatının geçici olduğunu ve asıl dönüşün Allah'a olduğunu bilerek, imanları uğruna her türlü zorluğa göğüs germeye hazırdırlar.
Kur'an'daki bu kıssa, materyalist ve ateist felsefelerle nasıl ilişkilendirilebilir?
Makalede bu kıssa, modern dönemdeki materyalist ve ateist felsefelerin, bilimsel delillerle çürütülmesine benzetilmektedir. Tıpkı büyücülerin Hz. Musa'nın mucizesi karşısında gerçekle yüzleşmesi gibi, materyalist iddiaların da bilimsel gerçekler karşısında geçersiz kalacağı vurgulanmaktadır.


