| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 28 Temmuz 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 28 Temmuz 2011
| ||
Türk-İslam Birliği, bölgedeki katliamlar ve yaşanan sıkıntılar karşısında Türkiye'nin daha etkin bir rol oynaması ve çözüm üretmesi için acil bir görev olarak değerlendirilmektedir. Türkiye'nin bu konuda gecikmesinin vebal altına sokacağı belirtilmektedir.
Türkiye'nin bölgedeki liderlik rolü, İslam coğrafyasındaki sorunlara ağabeylik yaparak müdahale etmesi, Türk-İslam Alemi'nin lideri olması ve dünyayı anarşi, terör ve sıkıntılardan kurtaracak bir misyona sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır.
Suriye ve Azerbaycan gibi ülkelerin Türkiye ile birleşme isteği olduğu ifade edilmektedir. Özellikle Azerbaycan'ın defalarca 'iki devlet bir millet olarak birleşelim' çağrısı yaptığı belirtilmektedir.
Türkiye'nin süper devlet olma potansiyeli, Türk milletinin asil, çileyle yoğrulmuş ve dünyaya faydalı olmaya yönelik ruhuna dayanmaktadır. Allah'ın bu görevi Türk milletine verdiği ve yakın zamanda bunun görüleceği inancı dile getirilmektedir.
Halkın, vakıflar ve dernekler aracılığıyla hükümete Türk-İslam Birliği'nin kurulması yönünde ısrarlı bir talepte bulunması gerektiği belirtiliyor. Bu talebin hükümete güç vereceği ve harekete geçmesini sağlayacağı ifade ediliyor.