| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
|
| ||
Türkiye'nin artık Avrupa Birliği üyeliğini bekleyen yoksul bir ülke olmadığı, kendi dünyasının merkezinde yer alan güçlü bir aktör olarak görüldüğü belirtilmektedir.
Türkiye'nin Türk-İslam aleminin lideri olacağı ve bu tarihi misyonun başlangıç aşamalarında olduğu ifade edilmektedir. Türk milleti, dünyayı anarşiden ve terörden kurtaracak bir güce sahiptir.
Türkiye'nin dinamik gençliği, yeraltı kaynakları ve İslam âleminin sermayesi ile Avrupa'yı zenginleştireceği ve kurtaracağı düşünülmektedir. Türkiye, Avrupa için bir 'serum' ve 'kanal' görevi üstlenecektir.
Türk milleti, asil, efendi, çileyle ve acıyla yoğrulmuş bir millettir. Dünyayı yönetmeye ve faydalı olmaya yönelik bir ruha sahip olduğu ve Allah'ın bu görevi ona verdiği belirtilmektedir.
Türkiye'nin tarihte hiç olmadığı kadar büyük bir devlet olacağı, Türk-İslam aleminin liderliğini üstleneceği ve dünya genelindeki sıkıntıları gidermede önemli bir rol oynayacağı anlamına gelmektedir.