| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 22 Haziran 2011
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Milli Gazete, 22 Haziran 2011
| ||
Türkiye, kendisine biçilen dar ve fotomodel dış politikayı bırakarak kuşatıcı ve müeyyide içeren bir politikayı sahaya sürmelidir. Bu yaklaşım, bölgesel olaylarda daha etkin bir rol oynamasını sağlayacaktır.
Suriye'deki krizde Türkiye, Beşar Esad'ı ikna etmeli ve tarafların Türkiye'nin öncülüğünde masaya oturmasını sağlamalıdır. Bu süreçte NATO'nun devreye sokulmaması gerektiği de özellikle belirtilmektedir.
Mülteci dalgalarında, terör örgütü üyelerinin mültecilerle birlikte ülkeye giriş yapmasını engellemek için titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Geçmişteki tecrübelerden ders çıkarılarak bu konuda dikkatli olunmalıdır.
Türkiye, Türk İslam Birliği'nin oluşumunda öncü bir rol üstlenecektir. Türk devletlerinin birleşmesiyle meydana gelecek Türk Birliği'nin yardımıyla bu manevi birlik kurulacak ve Türkiye'nin liderliğinde adım adım ilerleyecektir.
Türkiye, her zaman Türk İslam aleminin fiilen liderliğini üstlenmiş ve bunu hissettirmiştir. Her türlü anlaşmazlıkta arabulucu konumunda olmuş, Kafkas İttifakı gibi oluşumlarda ve enerji projelerinde öncülük yapmıştır.
Türk İslam Birliği'nin oluşumunun önümüzdeki on yıl on beş yıl içerisinde gerçekleşip biteceği öngörülmektedir. Bu, Türkiye'nin üzerinde eskiden beri olan bir görev olarak kabul edilmektedir.