| Ne demişti | Ne oldu | |||
|---|---|---|---|---|
| Posta Gazetesi, 15 Ağustos 2008 ![]()
Milliyet Gazetesi, 21 Ağustos 2008 ![]()
| |||


| Ne demişti | Ne oldu | |||
|---|---|---|---|---|
| Posta Gazetesi, 15 Ağustos 2008 ![]()
Milliyet Gazetesi, 21 Ağustos 2008 ![]()
| |||
Kafkasya'da bölgesel barış ve refah, geçmişteki sorunların geride bırakılması, halkların bir araya gelmesi ve enerji üretimi, dağıtımı gibi ortak ekonomik projeler etrafında birleşmeleriyle sağlanabilir. Bu işbirliği, bölgenin doğal kaynaklarını ve ekonomik potansiyelini refah için kullanma fırsatı sunar.
Türkiye'nin Kafkasya'da öncü bir rol oynaması, bölgedeki sorunların çözümünde aktif rol alması ve dostluk, sevgi, kardeşlik prensipleriyle hareket ederek halklar arasında barış ve işbirliğini teşvik etmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu sayede bölgedeki gerilimlerin azaltılmasına katkı sağlanabilir.
Türk-İslam Birliği'nin oluşması için ortamın tam anlamıyla müsait olduğu ve neredeyse hiçbir engel bulunmadığı ifade edilmektedir. Azerbaycan, Filistin, Suriye, Irak, Fas, Tunus, Cezayir gibi birçok İslam ülkesinin bu birliği istediği belirtilmektedir.
Türk-İslam Birliği, sadece Müslümanlar için değil, Museviler ve Ermeniler dahil tüm gayrimüslimlerin de huzur ve güvenlik içinde yaşayabileceği, cennet gibi bir ortam sunmayı hedefleyen egoist olmayan bir birlik olarak tanımlanmaktadır. Bu birlik, bölgedeki tüm halkların refahını ve güvenliğini sağlamayı amaçlar.
Avrupa Birliği'nin Hristiyanlık bazında birleşmiş olması, Hristiyan birliğinin mümkün olduğunu göstermektedir. Bu durum, İslam Birliği'nin de gerçekleşebileceği, hatta Akdeniz Birliği gibi daha karmaşık görünen oluşumlardan bile daha mantıklı ve kolay olduğu argümanını desteklemektedir.