| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Vakit, 9 Mart 2009 ![]() ![]() ![]()
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Vakit, 9 Mart 2009 ![]() ![]() ![]()
| ||
Türkiye'nin dünya liderliği iddiası, Türk ve İslam dünyasının sahip olduğu doğal kaynak zenginliği, yeni bir küresel söylem geliştirme potansiyeli ve bölgesel güç konumu gibi faktörlere dayanmaktadır. Bu unsurlar, Türkiye'nin gelecekteki rolünü şekillendiren önemli etkenlerdir.
Türk-İslam Birliği, aynı din, dil, ırk, kültür ve geleneklere sahip Türk devletleri ile İslam ülkeleri arasındaki doğal kardeşlik bağları nedeniyle ütopyadan öte bir gerçeklik olarak görülmektedir. Bu ülkeler arasındaki ayrılığın mantıksız olduğu ve Avrupa Birliği örneğinde olduğu gibi birleşmenin mümkün olduğu belirtilmektedir.
Türk-İslam Birliği'nin kurulması için atılması gereken ilk adımlar arasında Türk devletleri ve İslam ülkeleri arasında pasaport ve vize uygulamalarının kaldırılması yer almaktadır. Bu sayede insanlar serbestçe seyahat edebilir, ticaret ve diğer bağlantılar kolaylaşabilir.
Türk-İslam devletlerinin bulunduğu coğrafya, dünyanın en güzel manzaralarına ve en zengin maden kaynaklarına sahiptir. Özellikle petrol kaynakları açısından oldukça zengin olduğu vurgulanmaktadır.
Türk-İslam Birliği'nin kurulması, Türkiye'nin liderliğinde Avrupa'yı besleyip güçlendirecek, Rusya, Ermenistan ve İsrail'in rahatlamasına katkıda bulunacak ve Filistin sorununun çözümüne yardımcı olacaktır. Bu birliğin tüm dünyayı kardeş haline getirecek ve küresel barışa hizmet edecek bir sigorta görevi göreceği öngörülmektedir.