| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Reuters, 27 Ekim 2010
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Reuters, 27 Ekim 2010
| ||
Türkiye, Irak'taki yatırımlarını büyüterek bölgesel bir siyasi güç ve enerji merkezi olarak itibarını güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bu durum, Türkiye'nin eski Osmanlı nüfuzunu modern bir yaklaşımla yeniden elde etme çabalarının bir parçasıdır.
Türkiye'nin bölgedeki liderliği, Osmanlı'dan gelen bir mirasın devamı olarak görülmektedir. Bu rol, aynı zamanda insani, ahlaki ve imanî bir görev olarak kabul edilmekte, bölgedeki boşluğu doldurabilecek tek güç olarak Türkiye öne çıkmaktadır.
Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Suriye ve Filistin gibi ülkeler, Türkiye'nin ağabeylik rolüyle bölgenin istikrara kavuşmasını beklemektedir. Irak'ın kan gölü durumunda Türkiye'nin müdahalesiyle sorunların kökten çözülebileceği düşünülmektedir.
Osmanlı döneminin etkisi, bölge ülkeleri tarafından bir özlemle anılmaktadır. İsrail'in bile Osmanlı'nın bölgeyi daha az askerle yönettiğini belirtmesi, o dönemin nüfuzunun bir göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Türkiye'nin artan bölgesel etkisi, bölgedeki istikrarsızlıkları gidermede önemli bir rol oynayabilir. Bu durum, Türkiye'nin hem siyasi hem de enerji alanında merkezi bir konuma gelmesini sağlayarak bölgeye barış ve huzur getirebilir.