

Fosil kayıtlarına göre canlı türleri, birbirinden bağımsız olarak ve aralarında hiçbir ata-torun ilişkisi olmadan yeryüzünde birdenbire ortaya çıkmıştır. Bu durum, evrim teorisinin iddialarıyla çelişen önemli bir bulgudur.
Makalede belirtildiği üzere, balıklar evrimcilerin iddia ettiği gibi omurgasız canlılardan meydana gelmemiş, sürüngenlere de dönüşmemişlerdir. Fosil kayıtları balıkların aniden ve tam halleriyle ortaya çıktığını göstermektedir.
R. Wesson'a göre fosil kayıtlarındaki boşluklar gerçektir ve herhangi bir evrimsel soy oluşumunu gösterecek kayıtların yokluğu açıkça görülmektedir. Türler genellikle uzun zaman dilimleri boyunca sabit kalmaktadır ve yeni bir türe veya cinse evrim göstermemektedir.
Fosil kayıtları, canlı türlerinin genellikle çok uzun zaman dilimleri boyunca sabit kaldığını göstermektedir. Türler ve özellikle cinsler, hiçbir zaman yeni bir türe ya da cinse doğru evrim göstermezler.
R. Wesson, kitabında fosil kayıtlarındaki boşlukların gerçek olduğunu ve herhangi bir evrimsel soy oluşumunu gösterecek kayıtların olmadığını vurgulamaktadır. Bu durum, doğal seleksiyonun canlılığın oluşumunu açıklamadığını ifade etmektedir.