| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 23 Mayıs 2014, Star
| ||


| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| 23 Mayıs 2014, Star
| ||
Siyasette nezaket yerine hakaret ve hamasetin hakim olması, irtifa kaybına ve toplumda çatışma, sıkıntı ve acımasız rekabet ortamına yol açmaktadır. Bu durum, siyasetin sevgi kaynağı olarak görülmesini engellemektedir.
Adnan Oktar, medya ve siyaset dünyasında sevgisizlik, vefasızlık, şefkat, merhamet, dostluk, kardeşlik, kalite ve güzellik gibi değerlerin eksikliğini gözlemlemektedir. Birçok köşe yazarının nefretten bahsederken sevgiden bahsedenlerin çok nadir olduğunu belirtmektedir.
Siyaset, vefanın, sadakatin ve dostluğun göz ardı edildiği, acımasız bir rekabetin ve çıkar ilişkilerinin ön planda olduğu bir alan olarak tanımlanmaktadır. Liderlerin veya milletvekillerinin bir anda unutulabilmesi ya da suçlanabilmesi, bu acımasızlığı göstermektedir.
İslam ahlakında vefa, sadakat, şefkat, merhamet ve kardeşlik gibi değerler esastır. Mevcut siyaset anlayışında ise bu değerlerin yerine çıkar çatışmaları, acımasız rekabet ve vefasızlık hakim olabilmektedir. Bu durum, siyasetin sevgiye hizmet etmesi gereken amacından uzaklaştığını göstermektedir.
Mehdiyet devrinde siyasetin, aşkın ve sevginin kaynağı olacağı, vefanın, sadakatin ve şefkatin tam olarak yerleşeceği ifade edilmektedir. İnsanların kadir kıymetinin bilineceği ve adam harcamanın olmayacağı bir siyaset anlayışının hakim olması beklenmektedir.