< <
2 / total: 15

İnsanlar Mutlu Olmak Varken Neden Azap Çekerler?

İnsanların birçoğu tüm çabalarına rağmen bir türlü gerçek anlamda mutluluğu yaşayamazlar. Bunun için dünya hayatında akla gelebilecek her yolu denerler; her seferinde yeni ideallerin peşinden koşar ve bunları elde ettiklerinde mutluluğu da yakalayacaklarına inanırlar. Kimi zaman iyi bir dost ya da arkadaş arayışı, kimi zaman maddi beklentiler, kimi zaman da manevi istekleri olur. Bu isteklerinin her biri arzu ettikleri şekilde gerçekleşse bile sonuç yine bekledikleri gibi olmaz. Bir türlü gerçek anlamda, daimi bir mutluluğu tadamazlar. Çoğu zaman iç dünyalarında yaşadıkları bu tatminsizliği dışarıya yansıtmamaya çalışırlar. Ama her ne kadar mutluluk taklitleri yapsalar da aslında, içten içe gizli bir azap yaşarlar.

Oysa ellerinde mutlu olabilmek için her türlü imkan vardır. Allah bir ayette insanlara verdiği nimetlerle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır:

Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nahl Suresi, 18)

Allah'ın bu ayette bildirdiği gibi insan yaşamı boyunca birbirinden güzel nimetlerle karşılaşır. Allah dünyayı insanın zevk alabileceği türlü nimetlerle donatmıştır. Bu nimetler Allah için kullanıldığında, paylaşıldığında bereketlenir ve kişiye huzur verir. Kimi insanların gerçek anlamda mutlu olabilmeleri için, ne tüm bu nimetler ne de peşinden koştukları idealleri tek başına yeterli olur. Çünkü bu kimselerin mutsuzluğu, yaşamlarını üzerine kurdukları inanç sistemindeki temel bozukluktan kaynaklanmaktadır.

Mutsuzluk İmansızlığı Çeker

ADNAN OKTAR:  “Dediler ki: “Rabbimiz, mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi, biz sapan bir topluluk imişiz.” Mutsuz olan insanların aklına zarar geliyor. İmana karşı kapalı hale geliyorlar. Neşesiz insanlar. Onun için bazıları da, devamlı Müslümanların ağlamasını istiyorlar. Oysa ehli küfür mutsuz oluyor, mutsuzluğu imansızlığına vesile oluyor, imansızlığı da mutsuzluğuna yani kilitlenmiş bir sistem var. Onun için Cenab-ı Allah onlar için, “az gülsünler, çok ağlasınlar” diyor. Bazı Müslüman kardeşlerimiz de Müslümanlara, “sakın gülmeyin, bol bol ağlayın” diyor. Ayet ne diyor; “az gülsünler çok ağlasınlar” diyor. Allah, küfrün vasfı olarak ağlamayı söylüyor. Müslümanı neden ağlatıyorsun, neden mutsuzluğa çekiyorsun? Müslüman mutlu olsun, neşeli olsun, sevinçli olsun. Allah Müslümanların mutlu olmasını istiyor. “Yüzlerinde iman sevinci, iman parıltısı vardır” diyor ayette. “Nimetin parıltılı sevincini görürsün yüzlerinde” diyor, cennette. Allah, sevinci beğeniyor. “Mutsuzluğumuz bize karşı üstün geldi.” Demek ki, mutsuzluk imansızlığı çekiyor. (Adnan Oktar’ın 10 Nisan 2013 tarihli A9 TV röportajından)

Yanlış İnançlar Mutsuzluğu da Beraberinde Getirir

Din ahlakının yaşanmadığı yerde mutsuzluk hakim olur çünkü bencillik yaygınlaşır, kavgalar, hırsızlıklar artar, huzursuz insanlar çoğalır. Çünkü yaşanan sistemin temeli samimiyetsizliğe dayalıdır. Bu samimiyetsizlik kimi insanların hayatlarına öyle derinlemesine işlemiştir ki, dışarıdan en samimi görünen kişiler ya da en içten sanılan tavırlar bile aslında son derece samimiyetsiz niyetlere dayalı olabilmektedir. Nitekim bu insanlar, her ne kadar adını koyamasalar da, yaşadıkları bu sistemdeki yanlışlığın kendileri de farkındadırlar. Her fırsatta bir türlü gerçek dostluğu, gerçek sevgiyi yaşayamadıklarından, gerçek anlamda güvenebilecek kimseleri olmadığından, insanların ikiyüzlülüğünden yakınırlar. Ne var ki kendileri de çevrelerindeki insanlara aynı ahlakı göstermekte bir sakınca görmezler. Bu sistemde, her insan, yaptıklarının zararını yine kendisi görür. Bu insanlar her yolu denedikleri halde bir türlü gerçek iç neşesini, huzur ve mutluluğu yaşayamaz ve bunu da 'hayatın bir gerçeği' olarak kabullenirler. Yani onlara göre, hayat zaten gerçek mutluluğun ve huzurun daimi olarak bulunabildiği bir yer değildir.

Oysaki mutsuzluk hiçbir şekilde hayatın bir gerçeği değildir. Tam tersine insanların içerisine düştükleri bu sıkıntının çözümü son derece kolaydır. Allah Kuran'da, "... Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur." (Rad Suresi, 28) ayetiyle, insanlara gerçek mutluluğun ancak iman ile elde edilebileceğini bildirmiştir. İnsanlar ancak Allah'ın üzerlerindeki rahmetini ve korumasını kavradıkları ve ancak iman ahlakını yaşadıkları takdirde, dünya hayatının her anından zevk alabilirler. Ancak o zaman çevrelerindeki güzellikleri gereği gibi takdir edip, mutlu olmayı başarabilirler.

Allah, "Erkek olsun, kadın olsun, bir mü'min olarak kim salih bir amelde bulunursa, hiç şüphesiz Biz onu güzel bir hayatla yaşatırız ve onların karşılığını, yaptıklarının en güzeliyle muhakkak veririz." (Nahl Suresi, 97) ayetiyle iman eden kullarına dünyada ve ahirette güzel bir hayat yaşatacağını vadetmiştir. İşte Kuran'a uyanlar dünyada ve ahirette Yüce Allah'ın vadettiği bu nimetten faydalanırlar.

Ama bu noktada da insanların göz ardı etmemeleri gereken önemli bir gerçek vardır. Bu güzel hayatı yaşayabilmek, hayattan ve dünya nimetlerinden, Allah'ın insanlar için yarattığı onca güzellikten zevk alabilmek için, imanın kalbe gerçek anlamda yerleşmesi gerekmektedir. Yoksa insanların sadece dilleriyle iman ettiklerini söylemeleri ya da iman edenlere sadece belirli yönlerde benzemeleri, onları içerisinde bulundukları mutsuzluktan kurtarmaz. Gerçek mutluluk için insanların kalplerini Allah'a tam bir teslimiyetle bağlamaları ve yaşamlarının her anını Kuran ahlakına uygun bir şekilde yaşamaları gerekir. Aksi takdirde içten içe hayatın her aşamasında azabı tatmaya devam ederler. Ne kadar mutlu olmak isteseler de başaramazlar. Aksine hayatlarına hüzün, karamsarlık, ümitsizlik gibi olumsuzluklar hakim olur.

Görüldüğü gibi mutlu olmanın yolu aslında son derece kolaydır. Allah, indirdiği hak kitap Kuran ile insanlara mutlu olabilmenin sırrını bildirmiştir. İnsan ancak kendi yaratılışına, Allah'ın kendisi için belirlediği fıtratına uygun şekilde davrandığı takdirde güzel bir hayat yaşayabilir. Allah'ın kendilerine rahmet olarak gösterdiği bu yoldan yüz çeviren ya da bu yola gereği gibi uymayan insanlar, kendi elleriyle kendilerine mutsuz bir dünya oluşturmuş olurlar. Allah'ın "Şüphesiz Allah, insanlara hiçbir şeyle zulmetmez. Ancak insanlar, kendi nefislerine zulmediyorlar." (Yunus Suresi, 44) ayetiyle bildirdiği gibi, bu insanlar kendi kendilerine azap ederler.

Bu kimselerin yaşadığı mutsuzluk, Allah'ın Kuran'da, "Öyleyse sen onları (en dayanılmaz azapla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak. O gün, ne hileli-düzenleri kendilerine herhangi bir şeyle yarar sağlayacak, ne yardım görecekler. Şüphesiz zulmedenlere bundan önce de bir azap vardır; ancak onların çoğu bilmiyorlar." (Tur Suresi, 45-47) ayetleriyle bildirdiği gerçeğin yaşanmasıdır. Allah insanlara yaptıklarının karşılığını ahirette verecektir. Ancak Allah, bundan önce, dünya hayatında da, insanların çoğunun farkında olmadığı bir azabın başlayacağını haber vermiştir.

Yine bir başka ayette ise Allah, "Kim de Benim zikrimden yüz çevirirse, artık onun için sıkıntılı bir geçim vardır ve Biz onu kıyamet günü kör olarak haşredeceğiz." (Taha Suresi, 124) hükmüyle, imandan yüz çevirenler için dünya hayatında yaşanacak bir 'sıkıntı'dan ve ahirette alacakları karşılıktan bahsetmiştir. Allah insanlara bu sıkıntıdan kurtulabilmenin yolunu da göstermiştir ki, bu daha önce de belirtildiği gibi, Allah'a karşı mutlak bir samimiyet ve derin bir imanı yaşamakla mümkün olmaktadır.

 

2 / total 15
Harun Yahya'nın Gizli Azapların Çözümü kitabını online okuyabilir, facebook, twitter gibi sosyal ağlarda paylaşabilir, bilgisayarınıza indirebilir, ödev ve tezlerinizde kullanabilir ve siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin site ve bloglarınızda yayınlayabilir ve kopyalayıp, çoğaltabilirsiniz.
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top