"Altın oran" belgeselinden
Altın dikdörtgen ve sarmallardaki tasarım
Kenarlarının oranı altın orana eşit olan dikdörtgene altın dikdörtgen denir. Gelin şimdi altın dikdörtgenin özelliğinin ne olduğuna birlikte bakalım. Kısa kenarı 1 birim, uzun kenarı ise 1,618 birimdir. Bu dikdörtgenin kısa kenarının tamamını kenar kabul eden bir kare ve hemen ardından karenin iki köşesi arasında bir çeyrek çember çizelim. Kare çizildikten sonra yanda kalan boşlukta küçük bir kare ve çeyrek bir çember daha çizip bunu asıl dikdörtgenin içinde kalan tüm dikdörtgenler için yapalım. Karşınıza bir sarmal çıkacaktır. İngiliz estetikçi William Charlton, insanların sarmalları etkileyici bulmaları ve binlerce yıl öncesinden beri kullanmalarının nedenini şöyle açıklar:
“Sarmallardan hoşlanırız çünkü sarmalları görsel olarak kolayca izleyebiliriz.”
Temelinde altın oranın yattığı sarmallar doğada şahit olabileceğiniz en eşsiz tasarımları da barındırırlar. Ayçiçeği ya da kozalak üzerindeki sarmal dizilimler akla gelebilecek ilk örneklerdir. Bu durum Yüce Allah'ın her varlığı kusursuz bir ölçüyle yaratışının örneklerindendir.
Bilim adamları deniz dibinde yaşayan yumuşakçaları incelerken kabuklarının formu, iç ve dış yüzeylerinin yapısındaki mükemmellik dikkatlerini çekmiştir. İç yüzey pürüzsüz, dış yüzey de yivliydi. Yumuşakça kabuğun içindeydi ve kabukların iç yüzeyi pürüzsüz olmalıydı. Kabuğun dış köşeleri sertliğini arttırıyor, ve böylelikle gücünü yükseltiyordu. Kabuk formları, yaratılışlarında kullanılan mükemmellik ve faydalarıyla hayrete düşürür. Kabuklardaki spiral fikir, mükemmel geometrik formda ve şaşırtıcı güzellikteki bilenmiş tasarımla ifade edilmiştir.
Yumuşakçaların pek çoğunu sahip olduğu kabuk, logaritmik spiral şeklinde büyür. Şüphesiz bu canlıların hiçbiri, logaritmik spiral bir yana en basit matematik işlemden bile haberdar değildir.
Peki, söz konusu canlılar kendileri için en ideal büyüme tarzının bu şekilde olduğunu nasıl bilmektedirler?
Bazı bilim adamlarının ilkel olarak kabul ettiği yumuşakçalar bu şeklin kendileri için en ideal form olduğunu nereden öğrenmişlerdir? Böyle bir büyüme şeklinin şuur ya da akıl olmadan gerçekleşmesi imkansızdır. Bu şuur ne yumuşakçalarda ne de bazı bilim adamlarının iddia ettiği gibi doğanın kendisinde mevcuttur. Böyle bir şeyi tesadüflerle açıklamaya kalkışmak çok büyük bir akılsızlıktır.
Bu ancak üstün bir aklın ve sonsuz bir ilim sahibinin yapabileceği bir tasarımdır. Yüce Allah bu canlıları kusursuz olarak yaratmıştır. Bir Kuran ayetinde Allah'ın üstün ilmiyle tüm varlıklara hakim olduğu ve insanların Rabbimizin eşsiz yaratma sanatı üzerinde düşünmeleri gerektiği şöyle haber verilmiştir:
“Rabbim ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?” (En’am Suresi, 80)
Biyolog Sir Darcy Thompson, uzmanı olduğu bu tür büyümeyi gnom tarzı büyüme olarak adlandırmıştı. Thompson'ın bu konudaki ifadeleri şöyledir:
“Bir deniz kabuğunun büyüme sürecinde aynı ve değişmez orantılara bağlı olarak genişlemesi ve uzamasından daha sade bir sistem düşünemeyiz. Kabuk giderek büyür fakat şeklini değiştirmez.”
Birkaç santimetre çapındaki bir Natilius'ta gnom tarzı büyümenin en güzel örneklerinden birini görmek mümkündür. Sir Morrison'ın planlaması insan zekası ile bile oldukça güç olan bu büyüme sürecini şöyle anlatır:
“Naturius'un kabuğunun içinde sedef duvarlarla örülmüş birçok odacığın oluşturduğu içsel bir sarmal uzanır. Hayvan büyüdükçe sarmal kabuğunun ağız kısmında bir öncekinden daha büyük bir odacık inşa eder ve arkasındaki kapıyı bir sedef tabakasıyla örterek daha geniş olan bu yeni bölüme ilerler.”
Kabuklarındaki farklı büyüme oranları içeren logaritmik sarmallara göre diğer deniz canlıları bilimsel adlarıyla şöyle sıralanabilir:
Haliotis Parvus, Dolium Perdix, Murex, Skalari Pretioza.
İşitme ve Denge Organında Altın Oran
İnsanın iç kulağında yer alan koklea ya da saylangoz, ses titreşimlerini aktarma işlevini görür. İçi sıvı dolu olan bu kemiksi yapı, içinde altın oran barındıran 73 derece 43 dakika sabit açılı logaritmik sarmal formundadır.
Sarmal Formunda Gelişen Boynuzlar ve Dişler
Fillerle soyu tükenen mamutların dişleri, aslanların tırnakları ve papağanların gagalarında logaritmik sarmal kökenli örneklere rastlanır. Eperya örümceği de ağını daima logaritmik sarmal şeklinde örer. Mikroorganizmalardan planktonlar arasındaki Globigerina, Planorvis, Vortex, Terebra, Turritellae ve Trochida gibi mikroskobik canlıların hepsinin bedenleri sarmala göre inşa edilmiştir. Soyu tükenmiş olan ve bugün fosil halinde bulunan ammonitler de logaritmik sarmal şeklinde gelişen kabuklar taşırlar. Hayvanlar dünyasında sarmal formda büyüme sadece yumuşakçaların kabuklarıyla sınırlı değildir. Özellikle antilop, yaban keçisi, koç gibi hayvanların boynuzları temelini altın orandan alan sarmallar şeklinde gelişir.
DNA’da Altın Oran
Canlıların tüm fiziksel özelliklerinin depolandığı DNA molekülü de altın orana dayanan bir formda yaratılmıştır. DNA düşey doğrultuda iç içe açılmış iki sarmaldan oluşur. Bu sarmallarda her birinin bütün yuvarlağı içindeki uzunluğu 34 angström, genişliği 21 angströmdür. Bir angström santimetrenin 100 milyonda biridir. 21 Ve 34 art arda gelen iki Fibonacci sayısıdır.
Şimdiye kadar verilen bu bilgiler, evrenin üstün akı sahibi bir varlık tarafından yaratıldığının yani evreni ve içindeki tüm canlıları Allah'ın yoktan var ettiğinin önemli delillerindendir. Allah, Kur'an'da iman edenlere bu deliller üzerinde düşünmelerini bildirmiştir. Çevresindeki örnekleri vicdanıyla değerlendiren her insan, bu açık gerçeği görecektir. Rabbimizin yaratma sanatındaki mükemmellik, Kuran'da şöyle haber verilmiştir:
“Rahman olan Allah'ın yaratmasında hiçbir çelişki ve uygunsuzluk göremezsin. İşte gözünü çevirip gezdir, herhangi bir çatlaklık, bozukluk ve çarpıklık görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevirip gezdir. O göz, uyumsuzluk bulmaktan, umudunu kesmiş bir hâlde, bitkin olarak sana dönecektir.” (Mülk Suresi, 3-4)
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500